🐠 Çok Acıktım Evde Bişey Yok

Üst üste dolu çekmeceler dolaplar ek olarak alınan raflar, boşa giden emeğimle doluydu. Evet çok çalışıp yorulup kazandığım paraları bu kalabalığa yatırmıştım. Üstelik işsiz kaldığımda da bunların bana bi faydası yoktu, oysa bunlara verdiğim parayı kenara koysaydım çok daha birikmiş param olurdu ve moral bulurdum. Anam adam gülümsedi ne dedi lan bu acaba ben de güleyim bari, gül PuCCa gül, bokum gibi dişlerinle gül aman eksik olma. Ayy keşke maaşım 2000 olsa dişlerimi de yaptırırdım. 2 ay daha idare ederdim kaldığım evde. Çok acıktım lan keşke evden çıkarken bişiler yeseydim. Ayy adam bişey sordu heralde - Hıı pardon? Survivor yarışması sanırım bir bana itici geliyor. Aslında programda bi'şey yok da, bana gıcık gelen Cenk'in, programı fazlasıyla önemsemesi galiba. Odadan odaya bağırır : -Öbroşkoooooooooooooo bu Yiğit var ya Metinle & Eda'nın akrabasıymış. - Onlar kim be ?? -Ebrashca sana yuh diyorum. Metin Özülküyle Eda işte -Heee bizim Eda yaa şöyle desene. (hey yarabbim Eda hemen gidelim çok acıktım dedi ebru onların yanından ayrılıp ebrunun nereye gidelim sorusuyla karşılaşınca-boşver yemeği odaya gidelim kapıyı kilitleyeyim yatalım dedim-ben zaten pek aç değilim galiba dedi. ciddiye alarak ama aslında espriye takviye yaparak bir yer bulduk Evdebir türlü pişmek bilmeyen bakliyatlar Kuzeye oyuncak oldu ve çok hoşuna gitti dakikalarca bir o kaba bir bu kaba boşalttı fasulyeleri hiç bir oyuncağıyla bu kadar uzun vakit geçirmedi ve canı sıkılınca bütün fasulyeleri yere döküp oraya buraya savurdu tabi tek tek toplama işlemi anneye düştü. Hazırlayan kuzey'in annelik ve bebek hakkında günlük öneriler ve yaşam 6 Eylül 2010 Pazartesi. Bugün yağmur sesiyle uyandım. Çok çok çok mutluyum. Aklıma Sinem’in evinde ilk kez kaldığım gece geldi. 12 kişi bi evde. 2 kişilik yatakta yatmaya çalışan 5 kişi. Bugün o yatağı paylaştığım insanlarla beraberdim. O gün de bugün gibi yağmurla uyanmıştık. Io29x. genelde hastaliga girerken veya hastaligi atlatirken hissedilen garip bir durumun sozle ifadelendirilmesi. mesela su anda hasta olmasam da biraz halsizlik var uzerimde ve tam da bu garip hissi tasiyorum zihnimde.. karnim ac gercekten, hatta gurulduyor; fakat buzdolabina gidip gelip bakmama ragmen bkz buzdolabını açıp aval aval bakmak ne yiyecegimi bilemedim. bu tur durumlarda sunu hissediyordum yahu insan aslinda hep ayni seyleri yiyiyor, yani makarna-pilav-kofte-ispanak.. falan diye sayinca cok gibi geliyor ama 2-3 bilemedin 3-4 hafta icinde basa sariyor; su anda hangi yemegi dusunsem, o kendilerine ozgu tatlari aklima geliyor ve nedense beynimde karnini doyur sinyalinin degil de tat ne demek lan?! lezzet ne demek?! ne garip bişiler lan bunnar?! sinyalinin dolanmasini tetikliyor*.. farkindaligin doruguna vardigim su anlardaki tepkim ise matrix'teyiz laaan!, bence bu durum matrix'te yaşadığımızı kanıtlayan unsurlarin onemli bir nereye?.. evet, matrix'te olsak da, henuz gercek dunyaya bizi ulastiracak bir baglanti kesfedemedigimiz icin bu konuyu irdelemek degil cozmek gereklidir.. lan acaba buzdolabi bu baglanti olabilir mi? belki de buzdolabina aval aval degil de adamakilli bakmak gerekir obur tarafa gecmek icin??hala acim, ama canim ne yumurta istiyor ne makarna ne lahmacun; canim hic bir sey yemek istemiyor.. napsak?! tipik bir hasta söylemi. hemen akabinde;aa olur mu hiç, yemezsen nasıl iyileşirsin gibi cümleler kurulur. sabah 0600 - 0700 suları arasında söylenmesi şaşırtmayan cümle. birseye karsi stres yapildiginda feci sekilde hissedilen durum. eğer gerçekten hasta değilseniz, canınız ne kadar yemek yemek istemese de ilk lokmadan sonra gerisi gelecektir. en azından benim deneyimlerim böyle. duyularla,hormonlarla neyin alakalı olabilir. evde tek kalındığında gerçekleşen durum. nedense bana hiç uğramayan ruh hali. oysa ki karnım tok ama canım bir şey yemek istiyor adlı kötu ikiz kardeşi maşallah hep ziyarette. çok fazla çay sigara içmiş insan söylemidir. insan iki gün yemek yemese yine de iştahı kaçıyor. zayıflamak için bire bir. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. genellikle ikindi vakti gezmelerinde annenin arkasına yüzünü saklayarak veya yanına dikilip dizini belli peryotlarla dürterek acıktım diyen çocuktur. diğer teyzelerin muhabbetleri ve televiyon sesiyle dikkati dağılır ve anneye rahat bir nefes aldırır biraz sonra tekrar hatırlayarak anneyi dürtmeye devam eder. bir süre sonra anne mecburen tüm cesaretini toplar ve evsahibinden yahu bizim şu çocuk rahat durmuyor şeklinde başlayan bir cümleyle sıkıntısını dile getirir. evde bişey yoksa salça ekmek bile güzel gider. niyeyse evde burun kıvrılan yiyecekler misafirlikte daha bi tatlı olur. tabii o esnada anne eve gidince olacaklarla ilgili tehditler savurur. yüzsüzlük yapıp yemek isteyen bu çocuğun ardından şu cümleyi sarf etmemesi gerekir anne kakam geldi. sonu kötü olabilir misafirliğe gidildiğinde annesi tarafından tok olduğu söylenen çocuktan daha rahat durumda olan şanslı çocuktur. anneyi de isyanlara gark ettirirler. 'ay bu çocuk elmayı/pırasayı/ıspanağı da hiç sevmez, şimdi neden yiyo anlamadım ki! üstelik evdede yedirmiştim.' annesini her zaman mağdur eden çocuktur. kazağından çekiştirilip "gelsene çocum buraya" denilesidir. eşek sıpasıdır. " evde var, yemez..." şeklinde başlayan laf sokmanın hedefindeki çocuktur. " evde var, yemez; dışarıda.... babası da aynı " evi dışında yediği yiyeceğin tadının kendi evinde yediğinden çok başka olacağını düşünen çocuktur. el mahareti, damak tadı evden eve değişiyor malum. bu çocuğumuz da bunu farketmiş olmalı ki yeni bir şeyler keşfetme heyecanıyla annesinin kolunu acıktım diye çimişleyebiliyor. ulaşılmaz olan şey yine her zamanki gibi daha cazip geliyor. çocuk psikolojisi de daha bir karmaşık, daha bir iflah olmaz. acıkmamışsa bile acıktığını zannediyor ve misafirlik de dahil olmak üzere dışarıda yediği yemeklerin tadı daha bi başka geliyor ona. kendi evinde burun kıvırdığı yiyeceğe misafirlikte hunharca saldırabiliyor bu mini mini yavrular. çoğu zaman evde yapılan mis gibi hamburgerin yenmeme ihtimali dışarıda hazırlanan bir tabak ıspanağın yenme ihtimalinden daha büyük olabiliyor. bir de misafirliğe gitmeden önce annesi tarafından tembihlenen çocukların durumu var ki onlar baskı altında olduklarından ister istemez daha bir acıkıyorlar. yazık onlara. tabiğ. "sizin evde yemek yok mu? ben makarna yemek istiyoum." bkz misafirliğe gidince karnı acıkan yüzsüz çocuk misafir yemekleri farklı tat ve kokuda olduğu için sıkıcı çocukluk günlerimizde bize çok cazip süpriz niteliğindeydi acaba melahat teyzelerde ne vardı oh bide 2 bardak çayıda yanında götürdümmü kurabiyelerle keklerin benden kralı yoktu o vakitten sonra. yaramazlıktan öte başka birşey değil sanılır bazen. ama ya gerçekten acıktıysa bu göz önüne alınmaz. anne mahçup olmak istemez. evet evde yedirmiştir belki ama çocuğa az gelmiş olamaz mı? ya da anne gezmeye gitmenin aceleciliğiyle fazla itina göstermemiş olamaz mı? çocuk bütün masumluğuyla karnının acıktığını söylemesi kadar olağan ne olabilir. bu arada kendi çocukluğum aklıma geldi ama benimki gerçekten yaramazlıktan başka birşey değildi. canım annem büyük çanta taşımak zorunda kalırdı yanında. içinde neler yokyu ki; ekmek arası peynir, kolonya ve şeker. çünkü gittiğimiz evde bunlar sırasıyla benim tarafımdan istenen şeylerdi. hadi her evde peynir ekmek mutlaka vardır. ama ya ev sahibinin kolonyası ya da şekeri yoksa! kıyamet koparırdım ve annem ev sahibi mahçup olmasın diye taşırdı bunları yanında . canım annem ya hem beni hem de ev sahibini ne kadar düşünürdü. çocukluğumdan beri yakama yapışmış lokmaları küçük evlerde bir fil kadar acıkabilirdim/ evlerin özellikleri porsiyonlarının kate moss porsiyonu şeklinde bir de civcivli süslenmişse iştaha iştah katar. yapacak tek şey olayı yüzsüzlüğe "ayy kıtlıktan mı çıkmış bu ayol" tarzı düşünceler bırakmak istemiyorsanız yemekleri hazırlayan yengeye aşırı iltifat etmeniz durumunuzu şirin gösterir. "yengecim yemekler sarmaları kimse senin gibi yapmıyor yahu!olayı koparan nokta geliyoranneme öğret şu ıspanaklı keki nasıl yaptığını bizim ailenin de yüzü gülsün." böyle yalakalıklarla aslında çok özelliği olmayan lakin sırf azıcık ikram edildiği için cazip gelen yemekleri tadını kaçırıncaya kadar yiyebilirsiniz,çocuklarınıza öğretirseniz onlarda sizi rencide etmeden yiyebilir. -anneee ben acıktım. +sus valla gebertirim şimdi seni. -ama anne be acıktım +sus dedim sana. evde doyurmadım mı ben seni -ama anne acıktım -ayyy!anne çok acıdı yaaanne çimdiği basmıştır -necla teyze be çok acıktım yicek bişi var mı? =olmaz mı canım ne istiyorsun ne hazırlıyım sana. -şey farketmeeeez. =ah aşkolsun nuran cım neden söylemiyorsun çocuğun acıktığını. +aaa neclacım hiç söylemediki. çık çık çık bak görüyormusun evde zorla yediriyoruz. teşekkür ettin mi canım necla teyzene. -teşekkür ederim. şeklinde geçen bir diyaloğa neden olabilecek durumdur. aynı olay evde; +yazıklar olsun senin gibi çocuğa rezil ettin beni rezil. yetiştiremedim allah ım yetiştiremedim. kime çekti bu çocuk böyle diye devam eder. Evet, Sevgilim, köpeğim yanımda ama şu an itibari ile bir kedim yok..Bir önceki yazımda önce kaybettik diye yazmış, akşam saatlerinde bulununca da hemen bulduk diye altına not düşmüştüm..Bulduğumuzda çok hastaydı Hestia. Cumartesi gecesini evde geçirdi. Biraz yemek yiyip ve bol bol su içince biz de umutlandık..Pazar sabahı yine biraz süt ve su içti..Sevgili, misafirlerimizi otobüse yetiştirmek için Marmaris'e götürdü, döner dönmez hemen veterinere götürecektik..Ama o arada kaşla göz arasında yine kaçtı...Dün bütün gün aradık ama nafile, sanırım bu kez bulunmak istemiyor... Hep derlerdi, kediler sahiplerinin yanında ölmek istemez diye, pek inanmazdım ama sanırım doğruymuş... Daha öncede köpeklerim olmasına rağmen, Hestia benim ilk kedimdi..Dolayısıyla benim için o kadar kıymetli ki anlatamam..Tahminen 100 metre çaplı bir yerde ölmeye yattı ve biz onu çok bu çaresizlik vuruyor insana... On my last post, I wrote about the disappearance of our cat Hestia..After that post, on Saturday night we found her very ill at the garden of a nearby house..But that night when she ate a little bit and drank lots of water we were very hopeful that she is going to be Sunday morning she was still very weak but still drank some milk and water..But while we were getting ready to take her to vet, she dissapeared again..Yesterday and today we checked everywhere but I think this time she does not want us to find her..I always heard about cats leaving their homes when they are going to die but always think that its a kind of an urban legend but I think its true.. I always had dogs but Hestia was my very first cat so she was very precious..She thought me all the good sides of having a cat..The worst think is that I am feeling so desperate right now because she is probably waiting her death in a radius of 50 metres close to us and we are unable to find her.. vliegende nederlander 12380910 1427 4 bkz yapmak zorunda mıyım bkz annem yapıyor ihihi garfield denen uyuz kedinin dişisi 12380926 1430 4 annesi ev hanımıdır, kendisi okuyordur ya da çalışıyordur anlarım. yorulmuştur, canı istemez, üşenir falan. ama bütün gün evde göt devirip yatıp selfie çekip instagrama atıp takılıyosa bilemiyorum. evlat olsa sevilmez. vefasızadam 12380935 1431 3 annesinden "kalk kız soğan doğra!!" fırçasını yedikten sonra kendi çabasıyla karnını doyuracak olan kızdır. bkz bilmiyorum yok bkz öğreneceksin Aradığınız sayfa bulunamadı. Happy Mom Forum forumuna geri dön

çok acıktım evde bişey yok