🥊 Milli Kültür Değerlerimizin Korunması Için Neler Yapılabilir
üOkulu çevrenin kültür merkezi haline getirebilmek için etkinlikler planlayabilmelidir (MEB, 2008). ü Türk Milli Eğitim sisteminin temel değer, ilke ve amaçlarını bilme-li, eğitim öğretim faaliyetlerine bunları yansıtabilmelidir (MEB, 2008). ü Özel alan bilgisi ve uygulama becerisi kazanmış olmalı, yapılan de-
Abstract. Ülkemiz, "Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi"ne 27 Mart 2006 tarihinde resmen taraf olmuştur. "Toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin
Bizlertarafından milli değerlerimizin korunması için neler yapılabilir bir göz atalım. » Vatan toprakları en önemli milli değerlerimizdendir ve bu toprakları korumak için elimizden geleni yapmalıyız. İyi vatandaş olmalı, güvenlik güçlerimize yardımcı olmalıyız. » Bayrağımız da milli değerlerimizin başında gelir
EşiThomas ile düzenlediği resim sergileri olarak göreve başladı. 1974’ten itibaren Mehmet Asatekin ve kültür etkinliklerinin yanı sıra, Akyaka’nın ve Gökova ile birlikte Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nün civarının korunması için mücadele verdi.
Türkleryeterli başarıyı gösteremedikleri için İs- A) Yalnız I B) I ve II. lam kültür ve medeniyetin yayılması gecikmiştir. C) II ve III. D) I, II ve III. 66 6.
Kültürve Turizm Bakanlığı’dan İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 1965 yılında 1’inci Derece SİT ilan ettiği Kameriye Adası’nın incelenmesi için müfettiş gönderildi. Mart ayı sonunda çalışmalarını tamamlayan müfettişler, ‘inanç ve evlilik turizmi’ açısından olumlu rapor
Yüce TürkUlusuna tekrar sesleniyoruz ve yineliyoruz ; “Gün birlik olma günüdür. Yeniden hep birlikte bir mücadele ile, Ülkemiz üzerinde kurgulanmış olan bu oyunları, tezgahları bozma günüdür.. Ülke içerisinde, birlik ve beraberliğimize, kardeşliğimize yönelik her türlü tehdit ve algılamaları yok etmeliyiz.
8wPnF. İsim Kökleri ve Fiil Kökleri İle İlgili 20 Örnek İsim kökleri ve fiil kökleri ile ilgili örnekler vermeden önce kök , isim kökü ve fiil kökü kavramlarını kısaca tanımlayalım Kök Bir kelimenin anlamlı en küçük parçasına kök denir . Daha farklı bir tanımlama ile ise bir kelimedeki tüm ekler çıkarıldığında geriye kalan anlamlı en küçük kısma kök denir . İsim Kökü Nedir ? İsim bir varlığa verilen addır . Bu tür köklere isim kökü denir ve isim kökleri "-mak, -mek" ekini alamazlar . Mesela "kapı" kelimesi isim köküdür . "Kapı-mak" şeklinde denediğimizde anlamlı olmaz . Fiil Kökü Nedir ? İş , oluş ya da durum ifade eden kelimelere fiil ya da diğer anlamı ile eylem denir . Fiil kökleri " -mak , - mek " ekini alabilirler . Mesela "koş-" kökü "koş-mak" şeklinde anlamlı olur . İsim Kökleri İle İlgili 20 Örnek 1. ev 2. Para 3. Çay 4. Tuz 5. Bardak 6. Çöp 7. perde 8. Tahta 9. Göz 10. Masa 11. Demir 12. Şişe 13. duvar 14. Mermer 15. Kasa 16. Ağaç 17. Araba 18. Bahçe 19. karınca 20. Domates Fiil Kökleri İle İlgili 20 Örnek 1. duy- 2. Yat- 3. Ağla- 4. Tutuş- 5. Kaç- 6. Sor- 7. Yırt- 8. sus- 9. At- 10. Sakla- 11. Öl- 12. Bit- 13. Git- 14. Gel- Sizce Hayatta Başarılı Olmanın Şartları Nelerdir ? Kompozisyon Yazınız Hayatta başarılı olmak için insanın kendisini yi tanıması gerekir . Kişi ilgi , istek ve yeteneklerinin ne olduğunu bilmelidir . Hedefler belirlenmeli ve bu hedefler doğrultusunda çalışmaya hiç yılmadan devam edilmelidir . Kişi hem ilgisinin hem de yeteneğinin olduğu bir işi yaparsa daha başarılı sonuçlar elde eder . Hayatta başarılı olmak için sadece iyi bir mesleğimizin olması ya da çok zengin olmak gibi şeyler olmazsa olmazımız olmamalıdır . Hayatta başarılı olmak için öncelikle iyi insan olmalıyız . İnsanlara karşı art niyetli olmayan sevecen ve alçakgönüllü bir insan olmalıyız . Topluma faydalı olmak için, güzel ülkemizi , cennet ülkemizi daha iyi geliştirmek için derslerimize çok çalışmalı , ödevlerimizi yerinde ve zamanında yapmalıyız . Yani sorumluluk bilinci gelişmiş bir insan olmalıyız . İyi bir insan olduktan sonra çok çalışarak bir meslek sahibi olmalı ve yoksullara , öksüzlere , mazlumlara yardım eli uzatmalıyız . Başarılı olmak için önümüze çıkan engellere karşı dik durmalı ve sebat göstermeliyiz . Sabırsız olmamalı , sabırlı olmalıyız . Yine hayatta başarılı olmak için , örnek bir insan olmak için iyi işler yapmalı ve çevremizde yaptığımız iyi işler ile tanınmalıyız . Boş oturup zamanımızın çoğunu televizyon başında geçirmemeli , sürekli araştırmalar yapmalı ve genel kültürümüz geliştirmeliyiz . Kişi kendisi ile barışık olmalı , kendisi ile barışık olmayan başarılı olamaz . İş , Oluş , Durum Fiilleri İle İlgili Örnekler 1. İş Fiilleri İle İlgili Örnekler Aşağıdaki cümlelerde kırmızı renkle yazılan kelimeler iş filleridir . - Yerden aldığı ekmek parçasını duvarın üstüne koydu . - Yaşlı adamın elindeki torbalarını evine kadar taşıdık . - Peynir ve zeytini almak için dolabın kapağını açtım . - Uzun zamandır aradığı kitabı bu sahafta bulmuş . - Yağmurda kirlenen botlarını iyice sildi . - Bu görevi sadece Ahmet yaptı . - Yeni aldığı elbiseleri hepimiz çok beğendik . - Babasının elbiselerini büyük bir dikkatle ütüledi . - Yol kenarında duran karpuzları yanlışlıkla ezdik . - Tüm yaşadıklarını bir bir anlattı . - En sevdiğim kalemimi kaybettim . 2. Durum Fiilleri İle İlgili Örnekler - Günlerdir uykusuz olduğu için yattığı yerde bir anda uyudu . - Uzun süre çalışmanın ardından nihayet birkaç gün dinlendi . - Odaya girince kendisine gösterilen yere oturdu . - Sinirli adımlarla bir anda kapıdan çıktı . - Havuzda uzun bir süre yüzdü . - Karşıdan gelen köpeği görünce korktu . - Gecenin karanlığında sessiz adımlarla yürüdü . - Etrafındaki kalabılağa baktı . - Araba hemen bir sokak aşağıda durdu . 3. Oluş Fiilleri İle İlgili Örnekler - Ağaçlar uzun süre sulanmayınca yaprakları sarardı . - Uzun süredir açıkta bekletilen ekmekler küflendi . - Dolapta kalan ekmeklerin hepsi bayatlamıştı . - Yağmur altında kala kala demir parmaklıklar paslanmıştı . - Pencerenin önüne bıraktığımız çorba bir süre sonra soğudu . - Baharın gelmesiyle çimenler yeşerdi . - Babam yaşlandıkça saçları da ağardı . - Susuz kalan çiçekler birer birer soldu . - Meyveler havalar ısınınca olgunlaştı . 15 Tane Zıt Anlamlı Sözcük Zıt anlamlı sözcükler ile ilgili örneklere geçmeden önce kısaca zıt anlam nedir açıklayalım Zıt Anlamlı Kelimeler Anlam olarak karşıt olan sözcüklere zıt anlamlı kelimeler denilmektedir . Mesela "beyaz" ve "siyah" kelimeleri anlam olarak birbirinin karşıtıdır yani zıt anlamlı kelimelerdir . 15 Tane Zıt Anlamlı Kelime Aşağıdaki cümlelerde kırmızı renkle yazılan kelimeler karşıt yani zıt anlama gelmektedir . 1. - Bu işlerde çok acemi olduğu her halinden belli oluyordu . - Usta işi bir baston olduğu her halinden belli oluyordu . 2. - Çocuğun sırtında taşıdığı çanta çok ağırdı . - Eşyalar içerisinde en hafif olanı çay içerken kullandığımız sehpaydı . 3. - Arabasını elden çıkarmak için ciddi bir alıcı bekliyordu . - Adam ve satıcı arasında çok sıkı bir pazarlık başlamıştı . 4. - Kar yağışı alçaklara kadar ulaşmaya başlamıştı . - Dağların yüksek kısımlarındaki karlar bile erimeye başladı . 5. - Hapse atılan adamın masum olduğu kısa sürede anlaşıldı . - Suçlu , ifadesi alınmak üzere olay yerinden alınarak mahkemeye götürüldü . 6. - Medeni insanlar etraflarını temiz tutmanın önemini bilirler . - İlkel toplumlarda insanların amacı yaşamlarını sürdürebilmekten ibaret olmuştur . 7. - Okulun dış kapısı açık kalmıştı . - Kapalı kapıyı açabilmek için çilingir çağırmak zorunda kaldık . 8. - Yolun ortasındaki tümsek sürücüler için büyük tehlike oluşturuyor . - Belediyenin açtığı çukura düşen çocuğun ayağı kırıldı . 9. - Akşama müsaitsen yemeğe çıkalım mı dedi . - Uygun şartlar oluşursa yeni bir işe başlayacağım . 10. - Evin tavanındaki boyalar zamanla dökülmeye başladı . 15 Tane Eş Anlamlı Sözcük Eş anlamlı sözcükler ile ilgili örneklere geçmeden önce kısaca eş anlam nediraçıklayalım Eş Anlamlı Kelimeler Yazılışları ve okunuşları farklı olmasına rağmen aynı anlama gelen kelimelere eş anlamlı kelimeler denir . Mesela "ilgi" ve "alaka" kelimeleri aynı anlama geldiği için eş anlamlı kelimelerdir . 15 Tane Eş Anlamlı Kelime Aşağıdaki cümlelerde kırmızı renkle yazılan kelimeler aynı anlama gelmektedir . 1. - Yaz tatilinde memlekete gitmek için bir araç kiraladık . - Ulaşımı sağlamak için çok çeşitli vasıtalar vardır . 2. - Çocuğu sevindirmek için oyuncakçıdan bir hediye aldı . - Hayatında aldığı en güzel armağanın bu olduğunu söylüyor . 3. - Çöplerin toplatılması için görevlilere emir verdi . - Padişahın buyruğu bir an bile geciktirilemez . 4. - Karadeniz dağlarında gezerken ender rastlanan bir bitki ile karşılaştık . - Onun gülümsediği çok nadir görülmüştür . 5. - Hayatımızdaki esas sorun anlayışsız olmamızdır . - Temel problemlerimizden biri de çok çabuk sinirlenmemizdir . 6. - Edebiyat insanın ruhunu dinlendiren bir mecradır . - Yazın tarihimizin önemli şahsiyetlerinden biri de Ömer Seyfettin'dir . 7. - Bu tür sözlerin hiçbir manası kalmadı . - Söylediklerime bir bir anlam veriyordu . 8. - Sokakta yürürken meşhur bir sanatçı ile karşılaştım . - Ünlü insanların çok havalı olduklarını sanırdım . 9. - Akşama müsaitsen yemeğe çıkalım mı dedi . - Uygun şartlar oluşursa yeni bir işe başlayacağım . 10. - Baharın gelmesi ile tabiat canlandı . - Doğa tüm güzelliği ile karşımızda duruyor . Dolaylama İle İlgili 10 Örnek Dolaylama tek bir kelime kullanılarak anlatılabilecek bir sözüğü birden fazla kelime kullanarak anlatmaya denir . Mesela “ pamuk “ kelimesi “ beyaz altın “ olarak tanımlandığında dolaylama yapılmış olur . Bu yazımızda sizlere dolaylama örnekleri vermeye çalışacağız . Örnek cümleler içerisinde altı çizili olan kısım dolaylama , cümlenin sonunda yay ayraç içerisinde verilen kısım ise açıklaması olacaktır . Örnekler 1. Polis beyaz zehir tacirlerine operasyon düzenledi . eroin 2. Ülkemizin kurucusu Ulu Önder’i sygıyla anıyoruz . Atatürk 3. Meşin yuvarlak bir anda ağlarla buluştu . top 4. Tekneler derya kuzuları için av yasağının kalkmasını bekliyor . balık 5. Yaz tatilini Egenin incisinde geçireceğiz . İzmir 6. Sanat Güneşi’miz ölüm yıl dönümünde mezarı başında anıldı . Zeki Müren 7. Filenin Sultanları Avrupa Voleybol Şmpiyonası’na hazırlanıyor . bayan voleybol takımı 8. On İki Dev Adam bu yıl çok başarılı sonuçlar elde etti . Basketbol milli takımı 9. Ülkemizin elde ettiği gelirler içerisinde bacasız sanayı önemli bir yer tuttu . turizm 5. Sınıf Noktanın Kullanıldığı Yerler Konu Anlatımı Bu yazımızda noktanın kullanıldığı yerleri 5. Sınıf öğrencilerinin seviyesine uygun olarak anlatacağız . Değiştirilen yeni Türkçe dersi öğretim programına göre 5. Sınıflarda noktanın temel kullanım özellikleri üzerinde durulmaktadır . Noktanın temel kullanım özellikleri şunlardır 1. Tamamlanan cümlelerin sonunda nokta işareti kullanılır . Örnekler - Uzun bir tatilin ardından yeniden okulumuza kavuştuk . - Okul bizim ikinci evimiz gibidir , okulumuzu çok severiz . 2. Sayıların sonuna sıra bildirmek amacı ile konulur . Örnekler - Milli takımımız dünya sıralamasında 16. sırada yer aldı . - Bu yıl 5. sınıfa başladım . 3. Bazı kısaltmalardan sonra kullanılır . Örnekler - Yarın Dr. Ahmet Bey'in muayenehanesine gideceğiz . - Alb. Mustafa Bey birlikleri denetledi . 4. Tarihleri yazarken gün , ay ve yıl bildiren sayıların arasında kullanılır . Örnekler - Bu yıl okullar açıldı. - Doğum günümü kutlayacağım . 5. Saat ve dakika bildiren sayıları ayırmak için kullanılır . Örnekler - Okulumuzda ilk ders sabah saat başlıyor . Milli Kültür Değerlerimizin Korunması İçin Neler Yapılabilir ? Bir milletin tarih sahnesinde var olmasını sağlayan unsurların başında milli kültürel değerler gelmektedir . İnançlarımız , dilimiz , yaşam şekillerimiz , giyim kuşamımız , oyunlarımız , eğlencelerimiz ve daha birçok unsur milli kültürel değerlerimizi oluşturmaktadır . Milli kültürel değerlerimiz korunması ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için hepimize düşen sorumluluklar vardır . Milli kültür değerlerimizin korunması için eğitim yoluyla bu değerleri gelecek kuşaklara öğretebiliriz . Filmler ve belgesellerde milli kültür değerlerimizi ön plana çıkarabiliriz . Kültürel değerlerimizin tanıtılması ve unutulmasının önüne geçilmesi için müzeler vb. Yapılar inşa edebiliriz . Özellikle bu konuda büyüklere önemli sorumluluklar düşmektedir . Büyüklerimiz kültürel değerlerimizin unutulmaması adına bize örnek olur ve bu değerleri yaşarlarsa kültürel değerlerimiz de unutulmaz . Milli kültür değerlerinin yaşatılması hepimizin ortak çabası ile olabilir . Popüler kültüre kendimizi kaptırır da benliğimizden uzaklaşırsak milli değerlerimizde zamanla unutulup gider . Milli kültür değerlerini yitiren milletler de çok geçmeden tarih sahnesinden silinmeye mahkum olur . Deyim Nedir ? Deyimlere 10 Örnek Deyim , çoğunlukla gerçek anlamından uzaklaşmış en az iki kelimenin bir araya gelerek bir durum ya da kavramı karşılayan kelime gruplarına deyim adı verilmektedir . Deyimlerin özellikleri şunlardır - Deyimler kalıplaşmış ifadeler olduğu için kelimelerin yerleri değiştirilemez ya da yerlerine eş anlamlıları getirilemez . Örneğin " başından atmak " deyimin " kafasından atmak " şeklinde söyleyemeyiz . - Deyimler en az iki kelimeden oluşur hiçbir kelime tek başına deyim olamaz . Örnekler - Gönül koymak - Gözden düşmek - Başını taşlara vurmak - Deyimler bir durum ya da kavramı karşılar . Bu özelliğinden dolayı öğüt verme amacında olan atasözlerinden farklılık gösterirler . Örnek - Atı alan Üsküdar'ı geçti sözü cümle biçiminde olmasına rağmen deyimdir . Çünkü ders vermez , eldeki fırsatın kaçırılması durumunu anlatır . - Deyimler genellikle mecaz anlamlıdır . Örnekler - Başından kaynar sular dökülmek Bir olay karşısında hem sinir hem de şaşkınlık duymak - Baltayı taşa vurmak Beklenmedik bir sonuçla karşılaşmak . - Sayıları az olmakla birlikte gerçek anlamlı deyimler de vardır . Örnek - Yükte hafif pahada ağır Çok küçük olmasına rağmen pahalı olan nesneleri anlatmak için kullanılır . Deyimler İle İlgili 10 Örnek 1. Ağzında bakla ıslanmamak Sır tutmayı becerememek 2. Çamur atmak Bir insana iftirada bulunmak 3. Damarına basmak Bir insana hassas olduğu konulardan yüklenerek kızdırmak 4. El etek çekmek Bir işle ilgilenmeyi bırakmak , tamamen ilgisini kesmek 5. Göz atmak Fazla detaya girmeden incelemek 6. Hapı yutmak Bir işte başarısız olup çok zor duruma düşmek 7. Kanı kaynamak Birisine bir anda sevgi beslemeye başlamak 8. Ocağına düşmek Bir kişiye muhtaç kalmak 9. Sinek avlamak Bir iş yerinin hiç müşterisi olmaması 10. Zokayı yutmak Kandırılmak Komşun Hakkında Hüküm Vermeden Önce İki Ay Onun Mokasenleri İle Yürü Sözü İle İlgili Kompozisyon Bildiğiniz üzere atasözleri ve vecizeler ortaya çıktığı toplumun kültüründen ve geleneklerinden izler taşır . Bu yüzden bize ilk duyduğumuzda saçma gibi gelen sözler aslında biraz derin düşündüğümüzde çok anlamlı olabilir . Bu sözde bizim kültürümüzde pek kullanılmayan bir kelime içerdiği için ne anlam ifade ettiğini ilk anda anlamayabiliriz . " Komşun hakkında hüküm vermeden önce iki ay onun makasenleriyle yürü " sözü bir insan ile ilgili iyi , kötü , yaramaz vb. değerlendirmelerde bulunmadan önce onun şartlarını iyi bilmek gerektiğini , onu anlamaya çalışmak gerektiğini ifade etmektedir . Bu vecizede geçen "mokasen" kelimesi özellikle Kuzey Amerika yerlileri tarafından kullanılan tek parça deriden yapılmış ökçesiz ayakkabılara verilen addır . İnsanları hemen yargılamamak gerekir . Empati dediğimiz kavramı ön plana çıkarmak ve kendimizi o insanın yerine koyarak onun kendi şartları içerisinde davranışlarını değerlendirmek gerekir . Mesela sınıfımızda cimri zannettiğimiz bir arkadaşımızın belki de bizim çok az az zannettiğimiz bir para ile uzun zaman idare etmesi gerekebilir . Kısacası insanları değerlendirmek için onları bir süre gözlemlemek ve tanımak gerekir . Aksi taktirde yanlış kanaatlere varmamız kaçınılmaz olur . 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı MEB Yayınları 5. Sınıf Türkçe Dersi Yıllık Plan 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı MEB Yayınları 5. Sınıf Türkçe Dersi Yıllık Plan - MEB yayınları Türkçe kitabına göre hazırlanan yıllık plan deişen öğretim programı dikkate alınarak hazırlanmıştır . - 5. Sınıf müfredatına eklenen konular dikkate alınarak plan hazırlanmıştır . - Meb yayınları Türkçe kitabına göre hazırlanan yıllık planı aşağıdaki "İndir" linkine tıklayarak bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz . Türkçe Öğretim Programında yer alan değişikler şunlar - " Kökleri ve ekleri ayırt eder " ve " yapım ekinin işlevlerini açıklar " kazanımları bu yıl 5. Sınıfta gösterilecek . Önceki yıllarda bu kazanımlar 6. Sınıflarda gösteriliyordu . - Önceki yıllarda 6. Sınıflarda gösterilen " yazılarında ses olaylarına uğrayan kelimeleri doğru kullanır ." kazanımı bu yıl 5. Sınıflarda verilecektir . - " Çekim eklerinin işlevlerini ayırt eder . " kazanımı 6. Sınıflarda gösterilecektir . - Anlama dayalı anlatım bozuklukları 7. Sınıfta , dil bilgisi kurallarına dayalı anlatım bozuklukları 8. Sınıfta gösterilecektir . - Cümle türlerinde ve çatı konusunda kavramsal tanımlamalara girilmeden anlamsal farklılıklara değinilir . - Fiilimsilerde ekler ezberletilmeden cümledeki işlevleri fark ettirilir . Damdan Düşenin Halini Damdan Düşen Bilir Atasözünü Açıklayan Bir Kompozisyon İnsanlar her ne kadar empati kurmaya çalışsa da bazen karşıdaki insanın yaşadığı olay karşısındaki durumunu tam olarak anlayamaz . "Damdan düşenin halini damdan düşen anlar " atasözü kötü bir olay yaşamış bir insanın durumunu ancak daha önce benzer bir olay yaşamış olan birisinin anlayabileceği anlamına gelir . Nasrettin Hoca fıkrasını hatırlarsanız Hoca bir yaz günü sıcaktan bunalıp damda yatmaya karar vermiş ve uykunun ağırlığıyla etrafında dönerken damdan aşağı yuvarlanmış . Konu komşu etrafına toplanıp şöyle mi yapalım , böyle mi yapalım diye konuşmaya başlayınca Hoca , tez bana daha önce damdan düşmüş birini çağırın benim halimden ancak o anlar demiş . Hocanın da dediği gibi bir derdi o derde evvelden düşmüş olanlar kadar kimse anlayamaz . " Ateş düştüğü yeri yakar " diye de bir atasözümüz var ya ... İşte aynen bu atasözümüzde de olduğu gibi biz bir insanın durumuna ne kadar üzülürsek üzülelim , kısa bir zaman sonra unutur gideriz . Derdin sahibi ise o acıyı her gün katlanarak hisseder . İnsanları anlamaya çalışmak , onların dertleri ile dertlenmek elbette çok güzeldir . Ama ne kadar onlara üzülsek bile onların yaşadığı acının şiddetini bilemeyiz . Tıpkı bir şehit annesinin hislerini yalnızca başka bir şehidin annesinin bilebileceği gibi . Paragraf Soruları Nasıl Çözülür ? Paragraf bir düşünceyi açıklamak maksadıyla yazılan, belli bir plan çerçevesinde oluşturulan, içerisinde düşünceyi geliştirme yolları yardımıyla anlatımın daha güçlü hale getirildiği cümleler topluluğudur . Paragraf sorularını çözmek zannedildiği kadar zor değildir . Bu konu anlatımımızda paragraf sorularının birkaç basit teknikle rahatlıkla çözülebileceğini açıklayacağız . Paragraf sorularını yanıtlamak için aşağıdaki maddeleri sırayla uygulamamız işimizi kolaylaştıracaktır . 1. İlk önce paragrafın tamamını okumamızın bize zaman kaybettireceğini unutmamamız gerekir . Bunun yerine öncelikle paragrafın altında yer alan soru kökünü okuyarak paragrafın bizden ne istediğini belirlemeliyiz. 2. Birinci aşamayı geçtik ve artık paragrafın bizden ne istediğini biliyoruz. Şimdi hızlı bir şekilde seçenekleri okuyarak paragrafı okumadan önce aradığımız seçenek hakkında fikir sahibi olabiliriz. 3. Şimdi paragrafı okumaya başlayabiliriz. Okurken de önceden okuduğumuz seçenekleri paragrafta anlatılardan yola çıkarak eleyebiliriz. Paragraf sorularını çözmek aslında bu kadar kolaydır. Yazımı tamamlamadan önce paragraf sorularında bazı klasik ifadeler vardır. Bunlarla karşılaştığınız zaman neler yapmanız gerektiğini anlatacağım. kökünde “metinden çıkarılabilecek en genel yargı”, ”metinde asıl anlatılmak istenen nedir?”, “metinde verilmek istenen mesaj nedir?” vb. ifadeler varsa o soruda anafikrin sorulduğunu unutmayalım. Bir de anafikrin genelde son cümleye saklandığını da hatırlatmak isterim. 2. Paragraf sorularında yapılan hatalardan biri de şıklarda yer alan cümlelerin paragraftan bağımsız düşünülmesidir. yani ne demek istiyorum? “Ankara Türkiye’nin başkentidir.” cümlesi kesinlikle doğrudur ama paragrafta bununla ilgili bir cümle yoksa bu seçenek yanlış olarak işaretlenebilir. Şimdi bir örnek paragraf sorusunu beraber çözelim. SORU Ağaçlar çevreyi güzelleştirerek göze hitap etmelerinin yanında insanoğlu için hayati öneme sahiptirler. Birincisi havadaki karbondioksiti emerler. Bununla da kalmayıp karbondioksit yerine tertemiz oksijen üretirler. Sadece sağlığımız açısından mı önemliler?. Kurumuş olanlarını keserek kışın soğuk günlerinde ısınırız da. Sözün özü ağaçlar insanlar için vazgeçilmezdir. Yukarıdaki paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A Ağaçlar çevreyi güzelleştirir. B Oksijen kaynağıdırlar. C Ağaçlar ev yapımında kullanılır D Ağaçları ısınmada da kullanırız. Sorunun Çözümü paragraf sorularının çözümüyle ilgili aşamaları sırasıyla uygulayalım 1. soru kökünü okuduk ve metinde bulunmayan düşünceyi aradığımızın farkına vardık. 2. şıkları hızlıca okuyarak hangi yargılar var gördük. 3. paragrafı okuduk. ağaçların oksijen kaynağı olduğu, çevreyi güzelleştirdiği ve ısınma amaçlı kullanıldığı paragrafta yer alıyor. C seçeneğinde yer alan "ev yapımında kullanılır" yargısı doğru bir ifadedir ama paragrafta böyle bir şeyden bahsetmediği için yanlıştır. paragraf sorularını çözmek bu birkaç maddeyi uyguladıktan sonra artık daha kolay gelecektir. Kitap Okumanın Önemi İle İlgili Kompozisyon Kitap, geçmişle gelecek arasında yıkılmaz köprüler kuran, kültürü genç kuşaklara aktaran, bize yaşamımız boyunca en güzel ve verimli arkadaşlık eden çok kıymetli hazinelerdir. Kitap okumak zamanımızı bilime ve öğrenmeye ayırıp bizlere faydalı olmasının yanısıra boş işlerden ve tembellikten de alıkoyar. İnsanlar kitaplar sayesinde gidip göremedikleri yerleri tanıma fırsatı bulur. Dünyayı gezecek imkanı bulamayabiliriz ama kitaplar sayesinde tüm dünyayı gezeriz. Belki yaşadığımız çevreden dolayı hep birbirine benzer insanlarla karşılaşırız ancak okuduğumuz kitaplar bize çok çeşitli ülkelerden ve çok farklı kültürlerden insanlarla arkadaş olma imkanı sunar. “Suç ve Ceza” romanını okuyan bir insanın hayatı boyunca yanında gezen “Raskolnikof” adlı bir arkadaşı vardır mesela. Ya da “Çalıkuşu” romanını okuyan birçok genç öğretmenimizin gittiği en ücra yerlerde bile kendisine yol gösteren “Feride” adlı bir arkadaşı vardır. Şunu unutmamak gerekir ki yeni bir ortama girildiği zaman insanlar ilk etapta kıyafetlerine ve bakımlarına göre itibar görürler belki ama ilerleyen zamanda bilgi ve görgüleri oranında saygınlık kazanırlar. Okumak insana tecrübelerden daha kısa zamanda ve hata yapmadan öğrenme imkanı sunar. Öğrenmek için tecrübeler de iyi bir öğreticidir ama tecrübeler hatalara dayanır. Bu hatalar belki bizi eğitir ama birçok defa da mahcup duruma düşürerek zora sokabilir. Dini inançlarda da okumak çok övülen bir erdem olarak gösterilmiştir. İslam dininin kutsal kitabı Kuran-ı Kerim dünyaya “oku” diye başlayan ayetle ilk yankısını yükseltmiştir. İnançlarımız bize “hiç bilenle bilmeyen bir olur mu ?” diye seslenmiştir. İlk halifeler bir yere vali görevlendirirken önce bilgisine bakmışlardır. Bu örnekler bizlere inançlarımız açısından bakıldığında da öğrenmenin bizler için bir ibadet olduğunu göstermektedir. Zira dinim inançlarımızda “ Öğrenmek kadın erkek tüm Müslümanlara farzdır” ilkesi benimsenmiştir. Okumak ve bıkmadan okumak bizler için yeni dünyaların kapılarını açan bir anahtardır. Ufkumuzu, dünyaya bakışımızı değiştiren; insanları anlamamızı sağlayan hayati bir uğraştır. Millet olarak dilimizde bir ezber vardır “Boş zamanlarımda kitap okurum…” kitap okumak boş zaman işi değildir. Kitap okumak amacı olan insanlar içindir. Boş zamanlarda değil, okumak için zaman ayırarak o zamanlarda kitap okumalıyız. 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı Türkçe Dersi Sene Başı Zümre Öğretmenler Kurulu Toplantı Tutanağı Türkçe dersi senebaşı zümre öğretmenler kurulu toplantı tutanağı aşağıdaki gündem maddelerine göre hazırlanmıştır . Zümre toplantı tutanağını yazının altında yer alan "İndir" butonuna tıklayarak bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz . Zümre başkanının ve yazmanın seçilmesi, Planlamaların; eğitim ve öğretimle ilgili mevzuat, okulun kuruluş amacı ve ilgili alanın öğretim programına uygun yapılması, Öğretim programlarının incelenmesi, programların çevre özellikleri de dikkate alınarak amacına ve içeriğine uygun olarak uygulanması yıllık plan ve ders planlarının hazırlanması ve uygulanmasında konu ve kazanım ağırlıklarının dikkate alınması, Derslerin işlenişinde uygulanacak öğretim yöntem ve tekniklerinin belirlenmesi, Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için bireyselleştirilmiş eğitim programları BEP ile ders planlarının görüşülmesi, Diğer zümre ve alan öğretmenleriyle yapılabilecek işbirliği ve esasların belirlenmesi, Öğretim alanı ile bilim ve teknolojideki gelişmelerin izlenerek uygulamalara yansıtılması, Öğrencilerde girişimcilik bilincinin kazandırılmasına yönelik çalışmaların yapılması, Derslerin daha verimli işlenebilmesi için ihtiyaç duyulan kitap, araç-gereç ve benzeri öğretim materyallerinin belirlenmesi, Okul ve çevre imkânlarının değerlendirilerek yapılacak deney, proje, gezi ve gözlemlerin planlanması, Öğrenci başarısının ölçülmesi ve değerlendirilmesi amacıyla sınav analizlerinin yapılması, Sınavların, beceri sınavlarının ve ortak sınavların planlanması, Öğretim programları, okul ve çevre şartları dikkate alınarak eğitim kurumlarının kademe ve türüne göre proje konuları ile performans çalışmalarının belirlenmesi, planlanması ve bunların ölçme ve değerlendirilmesine yönelik ölçeklerin hazırlanması, Dilek temenniler. Ailenizdeki ve Çevrenizdeki Yetişkinlerden Öğrendiğiniz Bir Oyunu Anlatın Oyunlar çocukların gelişimi ve eğlenmesi için son derece önemlidir . Geçmişten günümüze kadar tüm çocuklar şartlarına uygun oyuncaklarla dönemlerine göre oyunlar oynamışlardır . Ailemdeki ve mahallemdeki yetişkinlere oynadıkları oyunları sorduğumda en çok oynanan oyunlardan birinin " aşık " adlı oyun olduğunu duydum . Aşık bir kemik türünün adıdır . Günümüzde çocukların oynadığı misket oyununa benzetebiliriz bu oyunu . Aşık adı verilen kemiğin dört yüzeyi vardır . Kemiğin düz yüzü , çukur yüzü , sırt yüzü ve anaç denilen yüzleri vardır . Oyunda amaç kemik atıldığı zaman düz yüzeyin yere gelmesini sağlamaktır . Düz yüzey yere geldiği zaman tam oldu manasında "cuk oturdu" denir . Türklere ait eski bir oyunmuş . Çocuklar hatta büyüklerin bile oynadığı bu oyunda yere bir daire çizilip herkes aşık kemiklerini bu dairelerin içine kormuş . Uzaktan aşık kemiğini atan oyuncu daire içerisindeki diğer kemikleri vurmaya çalışırmış . Daire dışına çıkarılan kemik kazanılırmış . Geçmişte de günümüzde de çocukların en önemli eğlencesi oyunlardır . Ben aşık oyununu anlatmaya çalıştım ama daha ismini duyduğum onlarca oyun var .
Doğal anıtların, kültür miraslarının korunması için çalışan sivil toplum örgütlerinin neler olduğunu İnternet, ansiklopedi vb. kaynaklardan araştırınız. Araştırma sonuçlarınızı bir poster sunusu olarak sınıf arkadaşlarınızla paylaşınız. Fen bilimleri 5. sınıf 7. ünite sayfa 168 Araştıralım – Sunalım sorusu Doğal anıtlarda kültür miraslarından sayılmaktadır. Kültür miraslarının korunmasından Kültür bakanlığı sorumludur. 1950 yıllarından sonra doğal anıtlarında dahil olduğu kültür miraslarını korumak, bu bilinci oluşturmak ve çeşitli etkinlikler düzenlemek için sivil toplum örgütleri kurulmuştur. Uluslar Arası Anıtlar ve Sitler Konseyi ICOMOS, Türkiye Millî Komitesi ile ICOM, Uluslar Arası Müzecilik Konseyi, UNESCO bünyesinde görev yapan iki uluslar arası kuruluşun Türkiye uzantısı olan bu Millî Komiteler, yarı-kamusal bir niteliktedir. Bir diğer kamu hizmeti gören kurum Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği TMMOB bünyesinde görev yapan Mimarlar Odasıdır. Bütünüyle sivil olan kuruluşlardan en eskisi Tarihî Evleri Koruma Derneği 1976’dir. Bu derneğin amacı, geleneksel evlerin korunması ve sorunları için, bilinç ve kamuoyu oluşturmaktır. derneğin en büyük etkinliği Tarihî Türk Evleri Haftası’dır. 1976 yılında Turizm Bakanlığının girişimiyle kurulan Türkiye Anıt Çevre ve Turizm Değerlerini Koruma TAÇ Vakfı korumaya yönelik proje ve uygulama hizmetleri yapmaktadır. 1990 yılında kurulan Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ÇEKÜL Vakfı, diğerlerine oranla yeni bir kuruluş olmasına karşın, gerek kültürel ve gerekse doğal değerlerin korunması ve geliştirilmesi konusunda en etkili kuruluşlardan bir tanesidir. Sadece birkaç örneği verilen ve ağırlıklı olarak taşınmaz kültür varlıklarını korumayı ve değerlendirmeyi amaçlayan bu kuruluşların yanı sıra, doğal çevrenin korunması ve geliştirilmesi alanında, 1955’te kurulan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, 1972’de kurulan Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu, 1975’te kurulan Doğal Hayatı Koruma Derneği, 1978’de kurulan Türkiye Çevre Sorunları Vakfı ve 1992’de kurulan TEMA Vakfı sayılmalıdır.
Q◘♦c Öncelikle, Türk Milli Kültürü denilince neleri anlıyoruz, kısaca bunlardan söz edelim. Türk Milli Kültürü, Türklerin, tarihi süreç içerisindeki toplumsal yapılarını, dini, iktisadi hayatlarını, edebi kültür, dil ve sanatlarını, düşünce ve ahlak özelliklerini içerisine alan geniş bir konudur. Bu kadar geniş bir konuyu, tüm ayrıntılarıyla ele almak oldukça zor bir iştir. Bu sebeple, yazımızda, Türk Milli Kültür'ünün önemli bir unsuru olarak, Türk Dili üzerinde durulacaktır. Türk Dili'nin tercih edilişinin bir diğer sebebi ise, dilin, bir toplum için, son derece önemli ve etkili bir araç olduğu gerçeğidir. Bize göre, dilini kaybetmiş bir millet, milli benliğini, değerlerini, özünü, daha doğrusu, her şeyini kaybetmiştir. Peki, bir dil nasıl olur da kaybedilir? Bu sorunun cevabını vermek bizler için pek de zor bir durum değildir. Bugün, şehir merkezlerine gittiğimiz zaman, etrafımızdaki alış-veriş yerlerine, dükkanlara dikkatlice bakarsak, gördüğümüz tablo karşısında şunu söyleyebiliriz Bir dil işte böyle kaybolur! Evet, ne yazık ki, güzel Türkçemiz tehlikeli bir durumla karşı karşıyadır Yok olma tehlikesi! Bir dil, kullanılmazsa ortadan kalkar. Konuşulmayan, yazılmayan bir dilin devam etmesi, kuşaklar boyunca var olması, söz konusu değildir. Konuya, Türk Dili'nin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu belirterek başladık. Buraya tekrar döneceğiz; ancak, öncelikle, dilin bir toplum için ne kadar önemli olduğuna değinelim. Dil, düşünmenin aracıdır. Düşünemeyen insanların fikir üretme gibi bir şansları yoktur. Dil ile düşünme arasındaki bu sıkı bağ, milli hissin oluşmasında da etkilidir. Milli bir his, ancak, o milletin dili ile oluşturulabilir. Şöyle diyelim, İngilizce konuşup, fikirler ortaya koyarak bir Fransız milliyetçiliğinden söz edebilir misiniz? Tabi ki, bu gülünç bir durum olur. Demek ki, dil, bir milletin milli duygularının oluşmasında, bu duyguların geniş kitlelere yayılmasında birinci derecede önemlidir. Her millet, ancak, kendine özgü bir dil ile milli hislerini kuvvetlendirip yayabilir. Bu gerçeği gören büyük önderimiz ATATÜRK, Türk Dili'ne son derece önem vermiş, birçok yabancı kelimenin Türkçe karşılığını aramış, Türkçe'ye hak ettiği değeri göstermiştir. Bugün, matematikte kullandığımız birçok terim ATATÜRK'ün bizzat kendisinin ortaya koyduğu Türkçe kelimelerdir örneğin; artı, açı, üçgen. Bu konuda ATATÜRK ve ona destek verenlerin yaptıkları tüm çalışmalar, hep bir düşüncenin ürünüdür Milli bilinci canlandırmak. Milli bilinç, her şeyden önce, dilin ayakta durması, gelişmesi, yabancı kelimelerden arındırılması ile mümkün olabilir. Tabi ki böyle bir milli bilinç sahibi olunabilmesi için de, ortada, bir milletin bulunması gerekir. Atatürkçülükte, milletin tanımında dahi "dil birliği" esastır. Millet, dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğu siyasi ve toplumsal bir heyettir. Bu sebeple, tüm Atatürkçülerin tabi ki gerçek Atatürkçülerin! Türkçe'ye önem vermeleri, bu konuya duyarlı olmaları gerekmektedir. Tarih bize göstermiştir ki, milli kültürünü kaybeden milletler, daima "güçlü milli duygu"lara sahip olan milletlerin egemenliğine girmişlerdir. Başlangıçta da belirttiğimiz gibi, madem ki dil, milli kültürün ve milli kültür de bağımsızlığın temeli, öyleyse, bize düşen görev, Türkçe'ye gereken önemi vermek; Türkçe konuşmaktan, Türkçe yazmaktan gurur duymaktır. Bugün, ABD ve Batılı ülkelere olan hayranlıkları ile İngilizce'ye duydukları özenti birçok insanı ve özellikle "sözde aydınlar"ımızı Türkçe konuşmaktan alıkoymuş, bu durumdan utanır hale getirmiştir. Böyle, aşağılık duygusuna sahip insanların, bir de, büyük önderimizi ağızlarına almaları yok mu, işte bu durum işin en ilginç, en düşündürücü ve korkutucu tarafıdır. Bu zihniyete sahip kişilerin, kurtuluş savaşı sonrası ikinci bir kurtuluş savaşı başlatıp, ilk işi Türkçe 'yi korumak, geliştirmek olan bu büyük insanı ağızlarına almaları, akıl sır erdirilebilir bir durum değildir. Şöyle ki, bu eşsiz insan, dili, milli kurumların en başta geleni sayıyor, milli duygu, düşünce ve yönelişin, milli benlik ve şuurun milli dile bağlı olduğu üzerinde önemle duruyor, uzun vadeli düşünülürse, milli bağımsızlığın, ancak, Türk dili varoldukça, dil bağımsız oldukça mümkün olacağı temelinden yürüyordu. Nasıl olabilir de, Batılılaşmak uğruna güzel Türkçe'den vazgeçilebilir. Böyle bir Batılılaşmayı ne Mustafa Kemal ATATÜRK kabul ederdi, ne de günümüzde herhangi bir Türk vatanseveri kabul edebilir. Türkiye, eğer ki, AB ya da benzeri birtakım örgütlerin içerisinde yer alacaksa, böyle bir durum ancak, Türk Milli Kültürü 'nün tam anlamıyla korunacağı bir ortamda gerçekleşmelidir Böyle bir durum Batılı ülkeler ve ABD'nin asla kabul etmeyeceği açıktır. Ne acıdır ki, bu devletlerin, Türk Milli Kültürü'nü, hatta, Türkleri dünya üzerinde görmeye tahammülleri yoktur. Türk Dili'nin ne kadar önemli olduğunu kısaca anlattıktan sonra, yazının başında, tekrar döneceğimizi belirttiğimiz konuya gelelim "Türkçe'nin yok oluşu sorunu." Evet, Türkçe yok olmaya yüz tutmuştur; gerek içte, gerek dışta bu yok oluşa destek verilmekte, adeta seferberlik içine girilmektedir. Bu tehlikeli durum, kem}isini en açık şekli ile sokaklarımızda, iş yerlerimizde göstermektedir. Bu yerlerin isimlerine bakıldığında, Türkçe bir kelime görmek neredeyse imkansızdır. Ayrıca, kendisini aydın sanan kişiler arasında da, her geçen gün, Türkçe'den kopuş söz konusudur. Ne kadar üzücü bir durum! Bunun için mi verildi onca mücadele? Şurası bilinmeli ki, bu topraklar, yalnızca İngilizlerden, Fransızlardan kurtarılmadı, aynı zamanda İngilizce'nin, Fransızca'nın egemenliğinden de kurtarıldı, bu uğurda savaşıldı. Tüm bunları görmezlikten gelerek, birtakım ülkelere yaranmak, özenmek ve bu doğrultuda hareket etmek cidden içler acısı bir durumdur. Konumuzla ilgili olduğu için, "Eurovision Şarkı Yarışması"na değinmek istiyoruz. Bu yarışmadaki birinciliğimiz ve bir sonraki yarışmanın Türkiye'de yapılacak olması, cidden, bizleri gururlandırdı. Ancak, bu sevincimizin içerisine hüzün de karıştı. Birinciliği elde ettiğimiz parça, ne yazık ki, İngilizce. Peki, bu parça Türkçe olsaydı daha iyi olmaz mıydı? Hem de, öyle iyi olurdu ki, kendimizi bize özgü değerlerden birisiyle Türkçe ifade etmiş olurduk. Buraya kadar söylediklerimizden, Türkçe dışında herhangi bir dili bilmeyelim, öğrenmeyelim anlaşılmasın. Tabi ki birçok dil öğrenip, kendimizi her alanda geliştirmek durumundayız. Bizim isteğimiz, Türkçe'nin konuşulduğu bir Türkiye olarak kalmaktır. Bu doğrultuda hareket etmeyen her kişiye, kuruma karşı ise mücadelemiz sürecektir. Bu mücadele, her şeyden önce, tepki ile başlamalıdır. Örneğin; İngilizce eğitim yapan okullara, sırf bu sebeple çocuklarımızı yollamayarak ya da ismi Türkçe olmayan yerlerden alışveriş yapmayarak, yemek yemeyerek tepkimizi gösterebiliriz. Bizim düşüncemizde, Türk demek Türkçe demektir! Bu sebeple, ne uluslar arası yarışmalarda, toplantılarda, ne de ülke içerisindeki etkinliklerde, Türkçe' den asla vazgeçmeyeceğiz. SONUÇ Dil, milli kültürün ilerlemesi ve yayılmasında önemli bir araç olduğu gibi, milli duygunun gelişmesinde ve bağımsızlığın korunmasında da önemli bir etkendir. Bu sebeple, Atatürkçülükte, milli kültürün, bağımsızlığın, milli bütünlük ve toplumsal barışın korunması, sürdürülmesi için, milleti oluşturan kişiler arasında konuşulan dilin, birbirinden farklı olmaması, sade, anlaşılır ve zengin olması gereklidir. Türk'üm diyen herkesin Türk Dili'ni bilmesi ve kullanması şarttır. Türkçe'nin en büyük koruyucusu, geliştiricisi eşsiz liderimiz ATATÜRK'ün dediği gibi" Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır." Bu uğurda mücadeleye devam... KAYNAKÇA Müdafaa-i Hukuk Dergisi, Ağustos 2003, Sayı60 ,Yıl5
Answer 1 Ülkemizin milli ve dini değerleri herkese bulunulan toplum din, tarih kurumları, kütüphaneler, okullar, hastaneler inşa nesillere kültür kültürü tanıması için seminerler, sempozyumlar, konferanslar, etkinlikler ve dersler ve görenekler, örf ve adetler yaşatılabilir.
Bu yazımızda, sizlere Sizce Milli Kültürümüzü Korumak İçin Neler Yapılabilir Kısaca bu konuda bilgiler vereceğiz. Dünya üzerinde yaşamakta olan her millete ait bir kültür bulumaktadır. Milletlerin kendisine has kültürlerine bizler milli kültür deriz. Milli kültür, bir toplumun yüzyıllardır süregelmiş anlayışlarından, örf adetlerinden, dini inançlarından ortaya çıkan değerler bütünü olmaktadır. Milli kültür ögeleri, bir milletin temelini oluşturan, onu diğer milletlerden ayıran önemli özelliklerdir ve korunmaları gereklidir. Günümüzde, özellikle Amerikan kültür emperyalizmi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin milli kültürü üzerinde büyük tehdit oluşturmaktadır. Buna Karşılık Neler Yapabiliriz Tarih bilincine sahip olmamız gerekir Kültür değerlerimizi büyüklerimizden alıp, küçüklerimize aktarmamız gerekir Dilimizi, dinimizi yok edecek unsurlardan uzak durmamız gerekir Kültür ögelerimizin gelecek nesillere aktarılması için çalışmamız gerekir Bu konuda her bireye gerekli eğitimi ve bilinci sağlamamız gerekir
milli kültür değerlerimizin korunması için neler yapılabilir