🥅 Organ Bağışı Ile Ilgili Röportaj
Günümüzde kan, doku ve organ nakli, tedavi yolları arasına girmiş bulunmaktadır. O halde, bazı şartlara uyulmak kaydıyla, hayatı veya hayatî bir uzvu kurtarmak için başka çare olmadığında, bazı şartlara uyularak kan, doku ve organ nakli yolu ile de tedavinin caiz olması gerekir.
Organ bağışı yapmak insanlara can vermek demektir. Hepimizin bir gün organa ihtiyacımız olabileceğini unutmamak gerekir. İnsanoğlunun başına ne zaman nerede ne geleceğini bilemeyiz. Organ bekleyen bir çok insan var.Bu insanların hayatı bağış yapacak olan insanlara bağlıdır. Bir insana can verebilmek dünyanın en güzel ve
Organ bağışı yapan kişiye kurum tarafından bir kart verilir. Bağış yapacak kişinin 18 yaşını doldurmuş olması gerekmekte. Organ Bağışı Yapmak Dine Uygun mu? Diyanetin bu konuyla ilgili 01.03.2013 tarihli fetvası şöyle: “Kurulumuzca şu şartlara uyularak yapılacak organ ve doku naklinin caiz olacağı sonucuna
Organ bağışı yapmak isteyen tüm vatandaşlarımızın bağışı bu birimde kabul edilmektedir. Ayrıca tüm devlet hastaneleri, özel hastaneler, sağlık ocakları ve sağlık müdürlüklerine başvurabilirsiniz. Doku ve organ nakli ile ilgili gerçekler Herkes doku ve organ vericisi olabilir.
Programdaayrıca organ yetmezliği yaşayan hastaların videoları izletilirken, okul öğrencileri de organ bağışı ile ilgili şiir okudu. Etiketler: beyin ölümü kadavra organ organ bağışı Organ bağışı dinen uygun mu Organ Bağışı Haftası Organ nakli
Pamukkale Üniversitesi tıp fakültesi dönem 1 öğrencilerinin organ bağışı ile ilgili bilgi ve tutumlarını değerlendirmek amacıyla yaptığımız çalışma Pamukkale Üniversitesi
ORGANNAKLİ - ORGAN BAĞIŞI. 1 kişi organlarını bağışlayarak 8 kişiye can verir ve dokularıyla da 50 kişiye umut olur. (ABD Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı) Bir kişi organlarını bağışlayarak sekiz kişiye can verir ve dokularıyla da elli kişiye umut olur. (ABD Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı)
DA2zyX. Organ bağışında acı hissedilir mi?Gerçek Sevdiğiniz insan, organ bağışı anında beyin ölümü durumundadır ve acı hissetmesi söz konusu değildir. Ölümden sonra bile, sevdiğiniz insanın bedenine, yaşayan bir hastaya gösterilen özenin aynısının gösterilmesi için mümkün olan bütün çaba sarf bağışında aileye sorulur mu?Organ bağışlayan kişinin beyin ölümü halinde aile onayı olmadan organları alınamıyor. … Türkiye'de, organ bağışı yapılabilmesi için 18 yaşını doldurmuş olmak, bu dileğin, iki tanık önünde, sözlü olarak yapılması ve bunun bir hekim tarafından tasdik edilmesi bağışlamak için gerekli şartlar nelerdir?Organ bağışı nasıl yapılır? 18 yaşını dolduran ve akıl sağlığı yerinde olan herkes organ bağışçısı olabilir. Gönüllülük esasına dayalı olan organ bağışında bağışçı olmak için sağlık müdürlüklerine, devlet ve özel hastanelerin organ bağışı koordinatörlerine ya da sağlık ocaklarına insanın hangi organları bağışlanır mı?Her ölümden sonra organların kullanılması ne yazık ki mümkün olamamaktadır. … Sadece ve sadece beyin ölümü gelişmiş yani tıbben ölmüş ama organları zarar görmemiş insanların organları diğerlerine nakledilebilir. Bunun içinde kalbin hala çalışıyor olması ölümünden sonra acı hissedilir mi?Beyin ölümü geri dönüşsüzdür… Ciddi kazaların, ağır felçlerin ya da beyin kanamasının neden olduğu beyin ölümünde hastanın bilinci kapalıdır ve acı hissetmez. Beyin ölümü; hayatın artık sona erdiğini, vücutta bulunan organların ise ancak makine desteği ile fonksiyonlarını devam ettirebildiği bir kişiden organ alınır mı?Organ bağışı yapılmış olsa bile her ölümden sonra organ nakli mümkün olmuyor. Örneğin, evde, sokakta, acil serviste veya hastanelerin herhangi bir servisinde ölmüş kişilerin organları, Türkiye'de organ bağışında organ bağışı nasıl yapılır?Öldükten sonra kullanılmak üzere organlarınızı bağışlamak için büyük hastanelerin organ bağış ünitelerine ya da Türkiye Organ Nakli Vakfına başvurabilirsiniz. Burada iki tanık huzurunda bu isteğinizi beyan ederek imzalayacağınız organ bağış formu ile size bir organ bağış kartı verilecektir.
Organ Bağışı Haftası etkinlikleri kapsamında Sinop Üniversitesi Ayancık Meslek Yüksek Okulu Merkezi’nde “Organ Nakli ve Organ Bağışı Semineri” gerçekleştirildi. Doku ve Organ Nakli Hemodiyaliz Sorumlu Uzmanı Uzm. Dr. İskender Yüksel’in konuşmacı olarak katıldığı seminerde organ bağışı konusunda bilgiler verildi. Türkiye genelinde 2002 yılında 2 bin 73, 2003 yılında 984 kişi olmak üzere toplam 3 bin 57 kişinin organ bağışında bulunduğunu belirten Doku ve Organ Nakli Hemodiyaliz Sorumlu Uzmanı Uzm. Dr. İskender Yüksel, şunları söyledi; “Türkiye'de ilk kez 22 Kasım 1968'de Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi'nde Dr. Kemal Beyazıt tarafından kalp nakli yapılmış ancak hasta kaybedilmiştir. İlk başarılı organ nakli ise, 3 Kasım 1975 yılında Dr. Mehmet Haberal ve ekibince Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nde bir anneden oğluna yapılan böbrek nakli oldu. Bunu 1978 yılında aynı ekibin kadavradan yaptığı ilk böbrek nakli izledi. 2010 yılı itibariyle 59 Böbrek Nakli Merkezi, 34 Karaciğer, 14 Kalp, Kalp Akciğer Nakli Merkezi, 2 Akciğer Nakli Merkezi bulunmaktadır. Türkiye'de 2010 yılsonu itibariyle organ nakli merkezlerinde sıraya girip organ ve doku nakli bekleyen 2010 böbrek, 86 karaciğer 80 kalp, 63 pankreas nakli bekleyen hasta bulunmaktadır. Organ alacak hastalar önce kan ve doku gruplarına göre daha sonrada tıbbi aciliyet durumlarına göre belirlenir. Cins, ırk, din, zengin-fakir ayırımı yapılmaz. Diyerek sözlerine devam eden Yüksel, Kişi organ bağışından vazgeçtiği anda üzerinde taşıdığı organ bağış kartını taşımaktan vazgeçmesi ve kayıtlı bulunduğu merkeze bu durumu bildirmesi yeterli olacaktır” dedi. Sinop Üniversitesi Ayancık Meslek Yüksek Okulu işbirliği ile gerçekleştirilen seminere Ayancık Kaymakamı Suat Yıldız, Ayancık Belediye Başkanı Ayhan Ergün, Ayancık Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Orhan Aral ve Yüksek Okul Öğrencileri katıldı. Programın sonunda, Konuşmacı olarak programa katılan Başhekim Uzm. Dr. İskender Yüksel’e, Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Orhan Aral tarafından çiçek takdim edildi.
Genç Uğur organlarıyla 2 hastaya umut oldu Kocaeli'de geçirdiği trafik kazası sonucu hastanede beyin ölümü gerçekleşen 24 yaşındaki gencin kalp kapakçığı ve böbrekleri, organ bekleyen 2 hastaya... 19 Temmuz 2019 Küçük İbrahim son yolculuğuna uğurlandı İzmit'te beyin kanaması sonucu beyin ölümü gerçekleşen ve organ bağışı sonucu 5 kişiye umut olan küçük İbrahim'in cenazesi son yolculuğuna uğurlandı. 28 Şubat 2019 Teyzesine can oldu! Kocaeli’de yaşayan Ayşe Aydemir, yaşamını yitiren yeğeninin böbreği ile hayata tutundu. 28 Aralık 2018 Mehmetçik’ten organ bağışı Son derece anlamlı bir davranış sergileyen İzmit Jandarma Komutanlığı’nın personeli, İzmit İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne giderek organ bağışında bulundu. 20 Aralık 2018 El ele organ bağışına destek Kocaeli Barosu, Kocaeli Devlet Hastanesi ve Sağlık Bakanlığı'nın ortak çalışması ile Kocaeli Adliyesi'nde organ bağışı kampanyası düzenledi. 13 Aralık 2018 İKM’den organ bağışına destek İKM Başkanı Murat Öztürk, Kocaeli Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Adem Çakır’ı ziyaret etti. Ziyarette organ bağışını arttırmaya yönelik yapılabi... 12 Aralık 2018 Stadyumda organ bağışı standı kuruldu Kocaeli Stadyumu'nda, Kocaelispor- Muğlaspor mücadelesi öncesi organ bağışı stantları kuruldu. Taraftarlara organ bağışı hakkında bilgi verilip, başvu... 09 Aralık 2018 Organ bağışında Türkiye birincisiyiz İl Sağlık Müdürlüğü 3-9 Kasım Organ Bağışı haftası nedeniyle Kocaeli’de beyin ölümü gerçekleşen ve organları bağışlanan kişilerin ailelerine plaket ve... 06 Kasım 2018 Organ bağışı sayesinde yaşama tutundu Gölcük'te karaciğer sirozu nedeniyle tedavi gören 54 yaşındaki işitme engelli Ayşe Turan, yapılan organ bağışı sayesinde yaşama tutundu. 10 Nisan 2018 Organlarıyla 7 kişiye umut oldu Geçirdiği trafik kazası sonucu genç yaşta hayatını kaybeden 17 yaşındaki Şevval Şimşek’in ailesi, kızlarının tüm organlarını bağışlayarak biri babaann... 15 Kasım 2017 Organ Nakli için farkındalık Ülkemizde organ bağışı bilincinin artırılması amacıyla her yıl 3-9 Kasım günleri arasında yapılan Organ Bağışı Haftası kapsamında düzenlenen 3. Organ... 02 Kasım 2017 Organ bağışına 'evet' çağrısı TONV Yönetim Kurulu Başkanı Kahveci, "İnsanlarımızın, bir gün kendisine acil bir organ gerekebileceği düşüncesiyle hareket etmesini ve organ bağışına... 07 Mart 2017
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi KSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hafize Öksüz, organ bağışında insanların bilinçsiz olması nedeniyle 'Pazarlanır mı, satılır mı?', 'Benim organlarımla içki içerse günah olur mu' gibi sorularla karşılaştıklarını Dr. Öksüz, "Organ bağışının önemi konusunda öncelikle genç nesli eğitmek gerekiyor. Dini olarak da Cuma fetvalarında bu konulara geniş yer verilmesi gerekmektedir" ölümü eşittir ölümKSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nin Türkiye'de organ nakli yapılan hastanelerden biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hafize Öksüz, kadavradan organ bağışının çok önemli olduğunu, ancak bunda birçok sorunla karşılaştıklarını söyledi. Ailelerin beyin ölümü tanısını anlamakta zorluk çektiğini ve bitkisel hayatla karıştırdıklarını kaydeden Öksüz, "Bitkisel hayattaki olay geri dönüşümsüz değildir, orada bir ihtimal vardır, ama beyin ölümü eşittir, ölümdür" dedi. Organ bağışı konusunda birçok sorular geldiğini belirten Prof. Dr. Öksüz, bağış sisteminde onlara Sağlık Bakanlığı'nın bu konuda hatasız ve hızlı işleyen bir sisteme sahip olduğunu, bu sistem sayesinde organların doğru kişilere ulaştırıldığını ve bu konuda kesinlikle torpilin olmadığını anlattıklarını nakil olanlar daha sıcak bakıyorYakınları diyalize giren ya da organ nakli olan ailelerin organ bağışına sıcak baktıklarını kaydeden Prof. Dr. Öksüz, "Ama diğer ailelere bunu anlatırken çok büyük sıkıntılar çekiyoruz. 'Bu, pazarlanır mı, satılır mı?' diye soruyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. İnsanlar 'Cesedin bütünlüğü bozuluyor mu?' diye soruyorlar. Organlar alındıktan sonra ceset uygun şekilde dikilerek aileye teslim edilmektedir. Bir de günahla ilgili sorular geliyor. 'Benim organlarımla içki içerse', 'Günah işlerse' gibi sorular geliyor. Aslında günah organa yazılmaz, günah olan kişinin yaptığı eylemdir. Sizin böbreğiniz, karaciğeriniz, gözünüzle herhangi bir günah işlenirse bu kişiyle ilgili bir olaydır. Bu konuda bize sorular gelmektedir" diye konuştu. İnsanları öncesinden eğitmek gerekiyorYoğun bakımdaki hastanın beyin ölümü gerçekleştikten sonra hemen aileyle organ bağışı için konuştuklarını, ancak bunun kolay olmadığını ifade eden Prof. Dr Hafize Öksüz, şöyle devam etti"Yoğun bakımda bir yakınınızı kaybetmişsiniz ve size birileri geliyor, 'Beyin ölümü, hayat bitmiştir' diyor. Sağlık Bakanlığı'nın görevlendirdiği organ nakil koordinatörleri de 'Yakınınızın organlarını bağışlıyor musunuz?' diye sorunca o anda insanlar mantıklı ve doğru kararlar veremiyor. İnsanları o ana gelmeden önce organ bağışının önemi konusunda eğitmek gerekiyor. Öncelikle genç nesli eğitmek gerekiyor. İlköğretimden liseye kadar üniversitelerde bu eğitimlerin yapılması gerekiyor. Ayrıca medya aracılığıyla iletişim ve eğitim yolları sağlanabilir. Dini olarak da cuma fetvalarında bu konulara geniş yer verilmesi gerekmektedir. Sadece organ bağış haftalarında değil, diğer zamanlarda da vatandaşı eğitmek gerekiyor. Son anda organ istendiği zaman aileyle hastane çalışanları arasında yanlış anlaşılmalar bile olabilmektedir. Bunu önlemek için eğitimi her zaman, her yerde, her şekilde yapmak gerekmektedir."Batı illerinde organ bağışı daha yüksekTürkiye'de 26 bin 913 kişinin organ beklediğini, ancak bunun karşılığında bağışın çok düşük olduğunu ifade eden Prof. Dr. Öksüz, 2009'dan bu yana hastanelerinde 78 hastaya beyin ölümü tanısı koyduklarını ve bunun sadece 15'inden bağış alabildiklerini söyledi. Bunların içerisinde Suriyelilerin de olduğunu, ancak onlardan bağış alamadıklarını kaydeden Prof. Dr. Hafize Öksüz, şöyle devam etti"Hastanemizde 2018'de 22 beyin ölümü tanısı koyduk ve bunlardan 4 bağış alabildik. Çok düşük bir sayı. Türkiye genelinde batı illerinde bağış oranları daha fazla. Özellikle Marmara Bölgesi'nde ve İzmir, Antalya gibi batı illerinde bağış oranı daha fazla. Bu da eğitimin daha ön planda olduğu, insanların bu konuda daha duyarlı olduğu, medyanın bu konuyu daha iyi işlediği ve bir de organ nakil merkezlerinin olduğu illerde bu oran daha yüksek. Türkiye'de organ bekleyenlerin sayısını verecek olursak, kalp için bin 61 kişi, karaciğer için 2 bin 135 kişi, böbrek için 22 bin 371 kişi, akciğer için 62, pankreas için 284 kişi. Bunların içinde en şanslı olanı böbrek bekleyenler. Bunlar en azından böbrek bulunana dek diyalizle yaşamlarını devam ettirebiliyorlar. Birçok kalp hastası, akciğer hastası, pankreas hastası gibi bu grup hastalar, daha organ çıkmadan hayatını kaybetmekte ya da organ takılamayacak kadar kötü duruma gelmektedir." HAYAT Kadavradan kalp, oğlundan böbrekle hayata tutundu HAYAT Hasta istedi Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptı HAYAT Nakil organ yetmezliğinde en iyi kurtuluş yolu
organ bağışı ile ilgili röportaj