🐹 Peygamberimizin Hz Hatice Ile Evliliği Hakkında Bir Araştırma Yapınız

Hz Hatice’ye 20 dişi deve mehir verildi.(43) Nikâhtan sonra develer kesilerek dâvetlilere ziyâfet çekildi. Evlenmelerinden sonra, Hz. Muhammed (s.a.s.), Hz. Hatice’nin evine geçti. Örnek ve mutlu bir âile yuvası kurdular. Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.s.)’e derin bir saygı ve sevgi ile bağlıydı. SevgiliPeygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), yirmi beş yaşındayken Hz. Hatice (r.a) ile evlenmiş-tir. Bu evlilik, Hz. Hatice’nin (r.a.) vefatına kadar yirmi beş yıl devam etmiştir. Resulullah’ın (s.a.v.) evin-de huzur ve mutluluk hâkimdi. Bu nedenle İslam kültüründe Peygamberimizin (s.a.v.) evi için “Hane-i HZ MUHAMMED'İN (S.A.V.) EVLİLİĞİ VE ÇOCUKLARI. • Hz. Muhammed (s.a.v.) gençlik çağlarında ticaret ile uğraşıyordu. Hem iş hayatında, hem de normal yaşantısında dürüst ve güvenilir bir insandı. Bu yüzden insanlar O'na "Muhammedül emin (güvenilir Muhammed)" diyorlardı. • Hz. Hatice ise dul, zengin ve ahlaklı bir Ensar: Hz. Muhammed’e hicret zamanında yardım eden Medineliler. 4. Peygamberimizin (s.a.v.) Medine’ye hicretten sonra burada eğitim ve öğretime yönelik yaptığı çalışmalarla ilgili bir araştırma yapınız ve edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız. Aşağıda Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Hz. Hatice (r.a.) ile evliliği nasıl gerçekleşmiştir kısaca olarak ele alacağız. Peygamber (a.s.), peygamber olmadan önce yirmi beş yaşındayken Hz. Hatice (r.anha) ile evlenmiştir. Peygamber (a.s.), amcasına yardımcı olan ve ticaret için seyahat eden biri olarak Hz. Hatice ile tanışmıştır. Hz. Hatice de kırk yaşında zengin bir Hz Âişe (r.anha)’nın evliliği konusunda gerek hadis kitaplarında, gerek tarih-tabakât kitaplarında gerekse de siyer kitaplarında hemen hemen ittifakla nakladilegelen bir ayırımdan bahsederek konuya girmek istiyorum. O da Hz Âişe (r.anha)’nın evlilik akdi (nikâh) ile zifafın aralarında belli bir müddetin bulunması meselesi. 4 Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı İlke Yayınları Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Hz. Hatice ile Evliliği ve Çocukları Soruları ve Cevapları Sayfa 89 4. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı İlke Yayınları Sayfa 89 Cevabı Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Hz. Hatice ile Evliliği ve Çocukları Hz. Hatice, Hz. Muhammed’de (s.a.v.) bulunan üstün ahlaki özellikleri fark JmHo. AnasayfaDers NotlarıPeygamberimizin Hz. Hatice ile evliliği hakkında bir araştırma yapınız. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni5. Sınıf Din Kültürü Peygamberimizin Hz. Hatice ile evliliği hakkında bir araştırma yapınız. konusu kısaca hakkında bilgileri ele alacağız. Cevap Hz Muhammed sav in evliliği 25 yaşında gerçekleşmiştir. Hz Hatice o zaman 40 yaşında idi. Hz Hatice Peygamberimizin ahlakının güzelliğinden dolayı ona evlenme teklifi göndermiş, Peygamber Efendimiz de kabul etmiştir. Düğünleri Mekke de şahitler huzurunda kıyılmış. Düğün yemeği ile nikahları ilan edilmiştir. Peygamberimizin Hz. Hatice ile evliliği hakkında bir araştırma Hakkında Soru Sormak İster Misiniz ? Yorum ve Düşüncelerinizin Bizim İçin Ne Kadar Değerli Olduğunu Biliyor Musunuz ? Destek ve Yorumlarınız için Tıklayınız... Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Mekke'de ticaretle uğraştığı bir dönem de aynı işi yapan Hz Hatice de o dönemlerde tanışmış ve evliliği bu şekilde olmuştur peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem 25 Hz Hatice 40 yaşındaydı peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ilk evliliği yalnız Hz Hatice'nin ilk evliliği değildi Hz hatice'den altı çocuğu dünyaya gelen peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hz Hatice vefat ettikten sonra bile onu her zaman sevgi ile an ardı Hz Hatice Ayrıca peygamber efendimize peygamberlik verildiği zaman ilk Müslüman olan ve ilk peygamber efendimize destek çıkan kadınlar arasında yer aldığını Bir Cevap bölümünü boş bırakabilirsiniz. Önceki Ders Kitabı Sayfa Cevapları Hz. Muhammed’in çocuklarıyla ilişkileri hakkında bir araştırma yapınız. Bir Sonraki Sayfa Cevapları Konusu“Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır.” atasözünü açıklayan bir yazı yazınız. » 15 Kayıtlı ÜyeSon Üye Kuran-i Kerim Öğretmeni error Content is protected !! Hz. Hatice, Kâinatın Efendisini çocukluğundan beri tanıyor­du. Ticaret mal­la­rının başında Şam’a göndermesi ise, onu daha da yakından tanımasına vesile olan Hz. Hatice o sırada, Ku­reyş kadınları arasında soy sop, şeref ve zen­ginlik bakımından en üstün mev­kiye sahip bulunuyordu. Aynı zamanda, Cenab-ı Hak, Ce­mîl ismiyle, pek az kadına nasip olacak bir güzelliği de kendi­sine ihsan âna kadar, kabilesinden birçok kimse evlenmek için kapısını çalmış ise de, o bunların hiçbirini kabul etmemişti.[1]Adeta, evlen­me­yi düşünmüyor gi­ var ki kader şimdi karşısına bambaşka bir şahsiyet çıkarmıştı Ruhun­daki güzellikler yüzüne aksetmiş, gönlündeki sevgi simasında tebessüme kal­bolmuş, zihnindeki derin düşünce dışarıya ciddiyet ve samimiyet şeklinde tezahür etmiş müstesna bir insan…Daha önce bütün Ku­reyş büyüklerinin evlenme teklifini reddeden ve adeta evlenmek fikrini zihninden atmış bulunan Hz. Hatice, bu eşsiz insanla daha ya­kından tanışınca, bu fikrinden kader, bu iki insanın kalbini birbirine ısındırmayı takdir et­mişti. Her şeye rağmen Ku­reyş’in ileri gelenleri ve zenginleri, kaderin çizmiş olduğu bu programı Hatice’den Gelen TeklifEvlenme teklifi, bizzat Hz. Hatice’den geldi. İffeti ve namusunu koruması se­bebiyle Câhiliyye devrinde bile tertemiz kadın manasına gelen “Tâhire” la­ka­bıyla anılan Hz. Hatice’den…Teklifi getiren, Hz. Hatice’nin yakın arkadaşı Münye kızı Nefîse ile Pey­gam­be­ri­miz arasında şu konuşma geçti“Ey Muhammed! Seni hangi şey evlenmekten alıkoyuyor?”“Elimde evlenecek kadar para yok!”“Eğer bu temin edilse ve sen, mala, güzelliğe, şeref ve denkliğe çağrılsan icabet eder misin?”“Kimdir bu?”“Hüveylid’in kızı Hatice…”“Ama, bu nasıl olabilir?”“Orasını ben bilirim!”“O halde, dilediğini yaparım.”[2]Nefise, sevinç içinde, Kâinatın Efendisiyle konuştuklarını, gelip Hz. Ha­tice’ye Hatice’nin sonsuz memnuniyeti, yüzündeki tebessümlerden okunu­yor­du. Nefise’yle birlikte sevinç ve memnuniyetlerini yaşadıktan sonra, Pey­gam­be­ri­mize, “Ey amcam oğlu! Sen, benim akrabam olduğun,[3]kavmin için­de şerefli, güvenilir kimse, güzel huylu, doğru sözlü bu­lunduğun için seninle ev­len­meyi arzu ediyorum” diye haber gönderdi.[4]Teklifi alan Efendimiz, durumu amcası Ebû Tâlib’e Tâlib, teklifi tahkik etti. Hz. Hatice’nin böyle bir evliliği arzu ettiğini, biz­zat kendisinden MerasimiDüğün merasiminin tarihi, bizzat Hz. Hatice tarafından tespit edildi. Mera­sim de onun evinde edilen tarihte, Resûl-i Ekrem Efendimiz, amcaları, hala­ları ve Hâşi­moğullarının ileri gelenlerinden bazılarıyla birlikte Hz. Hatice’nin evine bir düğün merasimi için gereken her şey, bizzat Hz. Hatice tarafın­dan temin edilmişti. Koyunlar kesilmiş, yemekler yendikten sonra, âdet olduğu üzere sıra, iki taraf büyüklerinin ko­nuşmasına geldi. Hz. Hatice’nin babası, Ficar Harbi’nde ölmüştü. Bu sebeple onu temsilen merasime, amcası Amr b. Esed göre, ilk konuşmayı yapmak üzere Ebû Tâlib ayağa kalktı ve şöyle dedi“Allah’a hamdolsun ki bizi, İbrahim’in zürriyetinden, İsmail’in sulbünden, Maad’ın mâdeninden, Mudar’ın aslından vücuda getirdi. Bundan sonra, asıl maksada gelir ve derim ki“Kardeşimin oğlu Muhammed b. Abdullah; ki akrabanız olduğu malûmu­nuzdur. Onunla Ku­reyş’ten hiçbir genç tartı­lamaz, ölçülemez! Bu, şeref ve asâ­letçe, akıl ve faziletçe onların hepsinden üstün gelir!“Gerçi, malı azdır. Fakat mal dediğin nedir ki? Geçici bir gölge, bir perde, alınır verilir iğreti bir şey!“Allah’a yemin ederim ki bundan sonra onun mertebesi daha da büyüye­cek, daha da yükselecektir!“Şimdi o sizden, kızınız Hatice’yi zevceliğe istemekte, muaccel ve müeccel mehir olarak da yirmi erkek deve vermeyi taahhüd etmektedir.”Ebû Tâlib konuşmasını bitirince de, Hz. Hatice’nin amcasının oğlu Varaka b. Nevfel ayağa kalktı ve şöyle konuştu“Allah’a hamdolsun ki bizi de, anlattığın gibi yarattı; say­dıklarından daha fazlasıyla bize üstünlük verdi. Biz de sizinle hısımlık kurmak ve şereflenmek istiyoruz!“Ey Ku­reyş topluluğu! Şahit olunuz ki ben, Huvey­lid’­in kızı Hatice’yi, şu kadar mehirle Muhammed b. Abdullah’­la ev­lendir­dim!”Varaka b. Nevfel konuşmasını bitirdikten sonra, Ebû Tâlib, Hz. Hatice’nin am­cası Amr b. Esed’in de muvafa­ka­tı­nı istedi. Amr da ayağa kalkarak, “Ey Ku­reyş topluluğu! Şahit olunuz ki ben de Muhammed b. Abdullah’a Hüvey­lid’­in kızı Hatice’yi nikâladım!” diye Kâinatın Serveri Efendimiz ile Ku­reyş kadınlarının, ne­seb, şeref ve zenginlik bakımından en üstünü bulunan Hü­vey­lid’­in kı­zı Hz. Hatice-i Kübra zevc-zevce ilan edilmiş oldular. O sırada Resûl-i Ekrem Efendimiz yirmi beş, Hz. Hatice ise kırk yaşlarında bulunuyordu. Evlilikleri Milâdî tarihle 595 yılına rastlıyordu. Yani, Efendimizin nübüvvetinden on beş yıl önce…Bundan sonra Resûl-i Ekrem Efendimiz, muhterem zevcesini alarak Ebû Tâlib’in evine geldi. Burada velime, yani düğün cemiyeti yaptı; iki deve kesti­re­rek halka yemek ziyafeti Tâlib de, bu mesut hadisenin hatırı için develer kestirdi ve halka ye­mek­ler yedirdi. Sonra da, Pey­gam­be­ri­mizle âilesini evine davet karşılamaya çıktığında, sevinç gözyaşları arasında Allah’a hamdedi­yor­du “Hamdolsun Allah’a ki bizden bütün üzüntüleri yok etti!”Efendimiz ile ona ilk hanım olma şerefini kazanmış bulunan Hz. Hatice, Ebû Tâlib’in evinde ancak birkaç gün kaldılar. Sonra tekrar Hz. Hatice’nin evi­ne döndüler. Artık mesut hayatlarını burada Efendisi Pey­gam­be­ri­miz, kendisine “Hatice-i Küb­ra” de­diği bu asil ve tâhire kadın hayatta olduğu müd­detçe baş­ka bir ka­dınla evlenmedi.[5]Her türlü teselliyi ve en parlak saa­deti bu huzurlu evinde Efendimize, babasından miras olarak pek bir şey kalmamıştı. Uzun zamandır himâyesinde bulunduğu Ebû Tâlib ise, fakir ve zaruret içinde idi. Bu bakımdan, Hz. Hatice’yle evleninceye kadar bin bir meşakkat ve zah­met içinde hayat Hatice’yle evlendikten sonra, onun servetini ticarette kullandı ve bir de­rece genişliğe kavuştu. Fakat zevcesi bol ser­vet sahibi iken o yine israfa, göste­riş ve lükse kaçmadı. Eski mütevazı ve sâde hayatına yakın bir yaşayışı devam et­tirdi. Üstelik, dünya malına da kalbinde yer vermiyordu. Onun o yüce ru­hu­nu bambaşka ulvî ve kutsî duygular istilâ etmişti. Dünya ve içindekilerin mu­habbeti, o ulvî duyguları söküp atmaya hiçbir zaman muktedir olamı­yor­ sonra, Hz. Hatice-i Kübra’dan, Resûl-i Ekrem Efen­dimizin sırasıyla Kà­sım, Zeyneb, Rukiyye, Fâtıma, Ümmü Gülsüm, Abdullah adında altı çocuğu oldu. Oğlu Abdullah, Tayyib ve Tâhir isimleriyle de anılırdı.[6]Bu mesut aile yuvasında Kâinatın Efendisi ile Hz. Hatice, en ulvî duygu­larla birbiriyle kaynaşmışlardı. Âlî yuvasında hâkim olan, karşılıklı emniyet, sa­mimi hürmet ve muhabbet idi. Hz. Hatice, Kâinatın Efendisi kocasından on beş yaş büyük ol­masına rağmen, yüce şahsiyetinden dolayı kendilerine karşı son derece nâzik, duygulu ve itinalı davranıyordu. Peygamber Efendimizin şe­refli hanımına karşı muhabbeti de fazlaydı. Öyle ki vefatından sonra bile hiçbir vakit muhabbetini kalbinden atmadı, gönlünün en mûtena köşesinde ebedî be­raberliğe kadar Ekrem Efendimiz, Hz. Hatice’nin kerem­kâr­lı­ğı­nı, hayırseverliğini ve kendisine yaptığı büyük yardımı her zaman ya­d e­derdi. Bu yad ediş, Hz. Âişe validemize, “Hatice-i Kübra’­dan başka, Nebiyy-i Ekrem’in zevcelerinden hiçbi­rini kıskanmadım!”[7]dedirtecek ve onun kıskançlık damarını tahrik edecek ka­dar fazla yâdetmezdi ki? Yedi çocuğundan biri hâriç diğerlerinin annesi o idi. Herkes ona düşman iken, ona dost elini uzatan, o idi. Her türlü ızdırap ve sı­kıntı karşısında kendisini teselli eden, o idi. Herkesin ona arka çevirdiği bir zamanda yanı­ba­şından ayrılmayan, o böylesine yüksek duygu ve meziyetler sahibi zevcesini, Peygamber Efendimiz hiçbir zaman unutmayacak ve onu her zaman hayırla yad İbn Hişam, Sîre, c. 1, s. 201; İbn Sa’d, Tabakat, c. 1, s. 131. [2] İbn Sa’d, c. 1, s. 131. [3] Baba tarafından Hz. Hatice’nin soyu Peygamberimizin baba tarafından dedesi olan Kusay’da bir­leştiği gibi, annesi tarafından da soyu yine Resûl-i Ekrem Efendimizin baba tarafından dede­si olan Lüey’de birleşir. [4] İbn Hişam, c. 1, s. 200-201; Taberî, Tarih, c. 2, s. 197 [5] İbn Hişam, c. 1, s. 201. [6] Ebu’l-Kàsım Abdurrahman es-Süheylî, Ravdu’l-Ünf, c. 1, s. 214. [7] Müslim, Sahih, c. 7, s. 133. Peygamber Efendimizin evlilik hayatı nasıldı? Peygamberimizin birden fazla evlilik yapmasının nedenleri ve hikmetleri nelerdir? Hz. Muhammed’in aile hayatı ve -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin aile hayatı ve eşleri... PEYGAMBERİMİZİN HANIMLARI HZ. HATİCE SEVDE BİNTİ ZEM’A HZ. AYŞE KİMDİR? ZEYNEP BİNTİ HUZEYME MEYMÛNE BİNTİ HARİS RA HZ. MARİYE RA HAFSA BİNTİ ÖMER ZEYNEP BİNTİ CAHŞ SAFİYE BİNTİ HUYEY CÜVEYRİYE BİNTİ HARİS ÜMMÜ SELEME ÜMMÜ HABÎBE Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, hangi yönüyle ele alınırsa alınsın insanlık için eşsiz bir örnektir. Makam ve mevkii ne olursa olsun her insanın onun hayatından alacağı pek çok ders ve ibretler vardır. REHBER İNSAN O, Allah Teâlâ tarafından seçilmiş bir rehber insandır. Devamlı etrafına ışık veren bir nur kandilidir. Hem kul hem elçidir. Beşer olarak doğup-büyümüş, yemiş-içmiş, ihtiyaçlarını gidermiş ve hayatını halkın içerisinde geçirmiş bir peygamberdir. ALLAH PEYGAMBERİMİZİ NEDEN KORUDU? O, bütün insanlığa gönderildi. İnsanlığın huzur, sükûn ve mutluluğunu sağlamak için “Hâtemü’n-Nebiyyîn” olarak geldi. Kıyamete kadar bir daha peygamber gelmeyecekti. Bu sebepten Allah Teâlâ ona maddî ve manevî hayatında bazı husûsî haller verdi. Dünya hayatında onu düşmanlarından korudu. Tebliğini rahat yapmasını, kimseden çekinmemesini Kitab-ı Kerîm’inde bildirdi. Meâlen “Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, kâfirler topluluğuna rehberlik etmez.” Mâide Sûresi 67 “Ey Peygamber! Sana ve sana uyan mü’minlere Allah yeter.” Enfâl Sûresi 64 “Eğer sana hile yapmak isterlerse, şunu bil ki, Allah sana kâfidir. O, seni yardımıyla ve mü’minlerle destekleyendir.” Enfâl Sûresi 62 buyuruldu. PEYGAMBERİMİZİN İBADET HAYATI İbadet hayatında da özel halleri vardı. Teheccüd namazı ümmetine sünnet, ona farzdı. Zekât alamazdı. Ayakları şişinceye kadar ibadet ederdi. Bol bol sadaka verirdi. Bir haccında yüz deveyi kurban etmişti. PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI VE EVLİLİLİĞİ Efendimizin -sallallahu aleyhi ve sellem- husûsî hallerinden birisi de, âile hayatı ve evliliği idi. Onun çok evlenmesinin sebep ve hikmetleri vardı. Cahiliye döneminde hiç değer verilmeyen kadına kıymet vermek ve çok sayıda evlenmenin önü alınmak istenmişti. İslâm’dan önce, evlenilen kadınların sayısında herhangi bir sınırlama yoktu. İslâm, evlenilebilecek kadınların sayısını en fazla dört ile sınırladı. Bu tür evliliği de; hanımlarına adâletli davranma şartına bağladı. Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah Teâlâ’nın hıfız ve himayesi altında kusursuz bir hayat yaşadı. Kendi isteğine göre hareket etmedi. Ağzından boş söz çıkmadı. Hevasına uymadı. Ancak kendisine vahyedileni söyledi. Vahyi bildirdi. Onun mürebbisi Allah’tır. Her şeyi ona Allah Teâlâ öğretmiştir. Kendisi ümmî idi. Lâkin Allah Teâla’nın bildirmesiyle her şeyi bilirdi. O bildirmezse hiçbir şey bilemez ve hiçbir davranışta bulunamazdı. Bunun için Cenâb-ı Hak onun hakkında “Arkadaşınız, Muhammed sapmadı ve bâtıla inanmadı. O arzusuna göre de konuşmaz. O bildirdikleri vahyedilenden başkası değildir.” Necm Sûresi 2-4 buyurmuştur. Azhâb Sûresi 21. âyetinde de insanlar için onun en güzel bir örnek olduğunu duyurarak bütün insanlığa şöyle ferman buyurmuştur “Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” “Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının.” Haşr Sûresi 7 O yaratılmışların hiçbirinin ulaşamadığı bir makamın sâhibi idi. İns u cinnin peygamberi olarak Kur’an’ı hem insanlara hem de cinlere öğretti. O, Kur’ân’ın yaşayan canlı örneği idi. Onun ahlâkı Kur’an’dı. Onun aile hayatı hikmetlerle dolu idi. O, Mekke’de sevilen ve sayılan bir şahsiyetti. Hiç kimse ondan ahlâka ve edebe ters düşen küçük bir hareket dahi görmemişti. Asîl bir âileye mensuptu. Dedesi ve amcaları Kâ’be hizmetlerinde bulunurlardı. O, sîmâ ve bedence de ideal bir insandı. Hz. Yusuf Aleyhisselam’ın güzelliği onun yanında hiç kalırdı. Bu sebepten herkes seve seve kızını ona verebilirdi. PEYGAMBERİMİZİN BİRDEN FAZLA EVLİLİK YAPMASININ HİKMETLERİ Böyle bir imkâna sahip olmasına rağmen o ilk evliliğini, kendisinden onbeş yaş büyük, çocuk sahibi ve kırk yaşında dul bir kadın olan Hz. Hatice -radıyallahu anh- ile yaptı. Yirmibeş yıl onunla yaşadı. Dördü kız, altı tane çocuğu oldu. Hz. Hatice annemiz vefat edinceye kadar başka bir hanımla evlenmedi. Sevgili Peygamberimizin çok kadınla evliliği elli yaşlarından sonraya rastlar. Bu evliliklerinin hepsi kendine has sebepler içinde ve ilâhî emirle gerçekleşir. Efendimiz çok huzurlu bir aile hayatı geçirmiştir. Hiçbir hanımını azarlamamış ve münakaşa etmemiştir. Onun evlilik hayatı mutluluklarla dolu geçmiştir. O, yaşları, mizaçları, anlayışları farklı bulunan zevceleriyle mesut ve huzur dolu günler yaşadı. Hepsine eşit davranırdı. Annelerimiz de onun sevgisini kazanmaya çalışırdı. O, aileleri arasında muhabbet âbidesiydi. Hanımlarından her birinin hissiyatına ayrı ayrı dikkat gösterir, onları hiçbir zaman incitmezdi. Son derece nâzik davranırdı. İltifatkâr ve dâima güleryüzlü, mütebessim idi. Onları her gün ziyaret ederdi. Birlikte oturur, sohbet yapardı. Yaratılış itibariyle kadının nazik ve latif tabiatı böylesine müşfik ve merhametli davranmayı gerektirirdi. İSLAM YUVASI Efendimizin -sallallahu aleyhi ve sellem- mübarek evi tam bir iman ve İslâm yuvası idi. Güzel ahlâkın yaşandığı bir mektepti. Annelerimiz de her biri ayrı ayrı birer İslâm öğretmeni idi. Mü’min hanımlar müşkillerini, özel meselelerini bu mektepte annelerimize sorarak hallederlerdi. Allah Resûlü’nün aile hayatına dâir rivayetlerin büyük kısmı annelerimizin naklettiği bilgilerle bizlere ulaştı. Nasıl ki, Peygamberimiz bütün insanlık için uyulması bakımından en güzel örnek idiyse, annelerimiz de aynı şekilde kıyamete kadar gelecek İslâm hanımefendilerine en güzel ahlâk nümunesi oldular. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz İslâm’ı yayma konusunda kendine yardımcı olan bazı ashabıyla akrabalık bağlarını kuvvetlendirmek istiyordu. Bu sebepten yakın dostları Hz. Ebûbekir ve Ömer’in - radıyallahu anh- kızlarını kendine nikâhladı. Ayşe ve Hafsa -radıyallahu anh- ile evlendi. Hz. Osman ve Ali’ye -radıyallahu anh- kendi kızlarını nikâhladı. Rukiyye ve Ümmü Gülsüm’ü -radıyallahu anh- Hz. Osman’a, Fatıma’yı -radıyallahu anh- da Hz. Ali’ye eş olarak verdi. Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- çeşitli savaşlarda şehit düşen kahraman sahabîlerinin kimsesiz ailelerine ve yetim kalan çocuklarına da şefkat kanatlarını açardı. Onları en güzel şekilde himâye ederdi. Onları iman mücâdelesinde yalnız bırakmazdı. Gerekirse nikâhı altına alarak onlara destek verirdi. Sevde, Ümmü Seleme, Ümmü Habîbe, Zeynep binti Huzeyme annelerimizle evlenmelerinin hikmeti buydu. PEYGAMBERİMİZİN EVLİLİKLERİ VE NEDENLERİ Efendimizin evliliklerinin siyasi ve içtimâî sebepleri de vardı. Nüfuzlu kabile reislerinin kızlarıyla evlenmesi onları kendine bağlamış hatta pek çoklarının İslâm’a gelmesini sağlamıştı. Onların Müslümanlara karşı kin ve düşmanlıklarını yumuşatarak İslâm’ın yayılmasını kolaylaştırmıştı. Öyle ki, Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Ümmü Habîbe -radıyallahu anh- ile evlendikten sonra Ebû Süfyan savaş alanında Peygamberimizin karşısına hiç çıkmamıştır. Safiyye ve Cüveyriye -radıyallahu anh- ile evlendikten sonra da Yahudi kabilelerinin düşmanlıkları nispeten azalmış pek çoklarının da kalplerinin İslâm’a ısınmasına sebep olmuştur. PEYGAMBERİMİZ EVLATLIĞININ EŞİYLE NEDEN EVLENDİ? Toplumda yaygın olan Câhiliye adetlerini ortadan kaldırmak ve onları ıslâh etmek de Efendimize bir vazife idi. Bunun için Araplar arasında yaygın olan evlâtlıkları oğul gibi görme âdetini kaldırmak niyetiyle kendi evlâtlığı Zeyd’in -radıyallahu anh- boşadığı Zeynep binti Cahş -radıyallahu anh- ile nikâhlandı. Bu bâtıl âdeti bizzat kendi hayatında göstererek kaldırmış oldu. Efendimizin -sallallahu aleyhi ve sellem- birden fazla evliliğinin hikmetleri böylece göz önüne alınır, onun manevî şahsiyeti ve husûsî halleri düşünülürse, evliliklerinin hepsinin lüzûmlu ve ilâhî emrin gereği olarak yapıldığı ortaya çıkar. Bir peygamber için Allah’ın emrini yerine getirmekten daha tabiî ne olabilir? O, insanlara sözleriyle, fiilleriyle ve yaşantısıyla rehber olarak gelmiştir. Allah Teâlâ onu Kitâb-ı Kerimi’nde şu âyet-i celîlesiyle desteklemiştir. Meâlen “Allah’ın kendisine helâl kıldığı şeyde Peygambere herhangi bir vebâl yoktur. Önce gelip geçenler arasında da Allah’ın âdeti böyle idi. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.” “O Peygamberler ki Allah’ın gönderdiği emirleri duyururlar, Allah’tan korkarlar ve O’ndan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah herkese yeter.” Ahzâb Sûresi 38-39 Kaynak Mustafa Eriş, Peygamber Efendimizin Hanımları, Erkam Yayınları İslam ve İhsan Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir. Peygamberimizin Hz. Hatice İle Evlenmesi Hz. Hatice, Kâinatın Efendisini çocukluğundan beri tanıyordu. Ticaret mallarının başında Şam`a göndermesi ise, onu daha da yakından tanımasına vesile olmuştu. Dul olan Hz. Hatice, o sırada Kureyş kadınları arasında asâlet, şeref ve zenginlik bakımından üstün mevkie sahip bulunuyordu. Aynı zamanda Cenab-ı Hak, pek az kadına nasip olacak bir güzelliği de kendisine ihsan etmişti. O âna kadar kabilesinden bir çok kimse evlenmek için kapısını çalmış ise de, o bunların hiçbirini kabul Âdeta evlenmeyi düşünmüyor gibiydi. Ne var ki, kader şimdi karşısına bambaşka bir şahsiyet çıkarmıştı. Ruhundaki güzellikler yüzüne aksetmiş, gönlündeki sevgi sîmâsında tebessüme dönüşmüş, zihnindeki derin düşünce dışarıya ciddiyet ve samimiyet şeklinde tezahür etmiş müstesna bir insan. Daha önce bütün Kureyş büyüklerinin evlenme teklifini reddeden ve âdeta evlenmek fikrini zihninden atmış bulunan Hz. Hatice, bu eşsiz insanla daha yakından tanışınca, bu fikrinden vazgeçti. İlahî kader, bu iki insanın kalbini birbirine ısındırmayı takdir Hatice`den Gelen Teklif Evlenme teklifi, bizzat Hz. Hatice`den geldi. İffeti ve namusunu koruması sebebiyle Cahiliye Devrinde bile tertemiz kadın mânâsına gelen "tâhire" lâkabıyla anılan Hz. Hatice`den. Teklifi getiren Hz. Hatice`nin yakın arkadaşı Münye kızı Nefise ile Peygamberimiz arasında şu konuşma geçtiDEVAMI >>>> Hz. Muhammed'in Hz. Hatice ile Evlenmesi 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Hz. Muhammed’in Hz. Hatice ile evliliği hakkında kısaca bilgi veriniz. konusunu kısaca ve uzun ele Muhammed’in Hz. Hatice ile evliliği hakkında kısaca bilgi veriniz. konusu ile ilgili kısaca bir yazı örneği ;Cevap Hz. Muhammed efendimiz Hz. Hatice validemizle birlikte evliliği şu şekilde gerçekleştiği rivayet edilmektedir. Hz. Hatice Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed küçüklüğünden beri tanımaktaydı. Peygamber Efendimiz ile ticaret faaliyetleri yapması ile birlikte onu tam olarak tanımış ve haber göndererek evlenmek istediğini Muhammed’in Hz. Hatice ile evliliği hakkında kısaca bilgi veriniz. konusu ile ilgili uzun bir yazı örneği ;Cevap Peygamber efendimiz Hz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ve Hz Hatice Radıyallahu An validemizin evlilikleri aşağıda rivayet edildiği şekilde gerçekleştiği kabul edilmektedir. Peygamber Efendimiz dedesi vefat ettikten sonra amcası olan Ebu Talib’in yanına gelerek ticaret ile başlamış ve Ticaret kervanlarının katılarak ticarette öğrenmiştir. Hz Hatice Radıyallahu An validemiz ticaret ile uğraşmaktan ve ilerleyen zamanlarda Peygamber efendimiz Hz Muhammed ile Şam’a yapılan ticaret seferleri sonucunda iyi bir şekilde tanımış ve evlenmek istediğini aracılarla beraber Peygamber Efendimize iletmiştir. Hz Hatice Radıyallahu An validemiz Peygamber efendimiz Hz Muhammed’in küçüklük yaşlarından belli tanımış Ayrıca 40 yaşında olan Hazreti Hatice pak bir kadın olarak anılmak daydı. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu teklifi üzerine amcası ile beraber karar almış ve kararı kabul etmişlerdir bunun sonucunda 556 yılında Peygamber Efendimiz 25 yaşında Hz Hatice radıyallahu anh 40 yaşında evlilikleri gerçekleşmiştir. Hz. Muhammed’in Hz. Hatice ile evliliği hakkında kısaca bilgi Hakkında Soru Sormak İster Misiniz ? Yorum ve Düşüncelerinizin Bizim İçin Ne Kadar Değerli Olduğunu Biliyor Musunuz ? Destek ve Yorumlarınız için Tıklayınız...

peygamberimizin hz hatice ile evliliği hakkında bir araştırma yapınız