🐫 Affeden Tarafın Dava Hakkı Yoktur
Zinanedeni ile dava açılabilmesi için zina yapan eşi affetmemek gerekir ( hatta kanun koyucu affeden tarafın dava hakkı yoktur diyerek bunu kesin bir şekilde dile getirmiştir.) affedildiği takdirde kanun koyucu zina nedeni ile boşanma davasının açılmasını engellemiştir. Zina nedeni ile dava açılabilmesi için eşin zina
Davayahakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. ZİNAYA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI. Zina, dava sebebinin öğrenmeden itibaren 6 ay içerisinde açılması, hak düşürücü süre
Affedentarafın dava hakkı yoktur. Zina nedeniyle açılan boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer Aile Mahkemesi’nde/yoksa Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. ZİNA NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI NEREYE NASIL AÇILIR.
Davayahakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. Madde metninden de açıkça görülebileceği üzere eğer eşlerden biri;
Affedentarafın dava hakkı yoktur. II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış Madde 162- Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin
Davayahakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.” AÇIKLAMALAR Hayata kast, eşlerden biri tarafından diğerini öldürmek amacı
Affedentarafın dava hakkı yoktur. Görüldüğü üzere madde metni açık olup zinanın varlığı halinde boşanmaya hükmedilecektir. Yine aşağıda izah edeceğimiz üzere zinanın affedilmesi hususunda Yargıtay’ın da birçok kararı mevcut olup affeden tarafın dava açması halinde bu dava reddedilecektir.
1SRlcKX. Affeden tarafın dava hakkı olmadığına ilişkin yargıtay kararları YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 1997/2-562 K. 1997/779 T. • BOŞANMA Affedilen olaylar • AF EDİLEN OLAYLAR Boşanma • HOŞGÖRÜ İLE KARŞILANAN OLAYLAR Boşanma 743/ ÖZET Tanık ifadelerinden geçen olaylardan sonra evlilik birliği devam etmiştir. Davacı bu olayları affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamış sayılır. DAVA VE KARAR Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen gün ve sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin gün ve sayılı ilamı ... Tanık ifadelerinde geçen olaylardan sonra evlilik birliği devam etmiştir. Davacı bu olayları affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamış sayılır. Bundan sonra boşanmayı gerektirir bir olayın varlığı kanıtlanamamıştır. Medeni Kanun'un 134/1-2. maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanun'un 134/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi Usul ve Kanun’a aykırıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre; Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. SONUÇ Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi. Hukuki NET Güncel Haber 20-10-2009 065903 Nedir? Cevap Affeden tarafın dava hakkı olmadığına ilişkin yargıtay kararları YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2000/2-1128 K. 2000/1153 T. • BOŞANMA Affedilen olaya dayanılmaz • TEDBİR NAFAKASI HAKKI 743/ ÖZET 1. Tanıkların sözünü ettiği hakaret olayından sonra taraflar barışıp birlikte Almanyaya gitmişler ve orada kalmışlardır. Koca eşini affetmiş, geçen olayları hoşgörü ile karşılamıştır. Artık bu olaylar boşanmaya esas alınamaz. 2. Boşanma davası açılınca eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakları doğar. İstek olmasa bile dava süresince, davaya bakan hakim gerekli tedbirleri re'sen almak zorundadır. DAVA VE KARAR Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Balıkesir Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen gün ve 1998/576 E. 1999/520K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin gün ve 1999/13328 2000/225 K. sayılı ilamı; .... 1- Toplanan delillerden, tanıkların sözünü ettiği hakaret hadisesinden sonra tarafların barışıp birlikte Almanya'ya gittikleri ve orada uzunca bir süre birlikte kaldıkları anlaşılmaktadır. Gerçekten bu durum karşısında koca eşini affetmiş, geçen olayları hoşgörü ile karşılamıştır. Artık bu olaylar boşamaya esas alınamaz. Tanıklar Almanya'da oluşan bir olaydan da söz etmemişlerdir. Davanın reddi gerekirken, deliller yanlış değerlendirilerek boşamaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 2- Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar m. 162/2, 137. Kaldı ki istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden re'sen alınması zorunludur. 137. O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, kadın ve yanındaki müşterek çocuk yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. SONUÇ Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.
affeden tarafın dava hakkı yoktur